gleitkufe

listen to the pronunciation of gleitkufe
Englisch - Türkisch

Definition von gleitkufe im Englisch Türkisch wörterbuch

ski
{f} kaymak

Kaymak için dağlara gittik. - We went to the mountains to ski.

Kaymak için dağa gittik. - We went to the mountain to ski.

ski
skiingkayak yapma
ski
kayakçılık

Balıkçılık, avcılık, yürüyüş ve kayakçılık popülerdir. - Fishing, hunting, hiking and skiing are popular.

Bir uzmana göre, ne dağcılık ne de kayakçılık tehlikelidir. - According to an expert, neither mountaineering nor skiing is dangerous.

ski
ski lift kayak çıkılan tepeye çıkaran teleferik
ski
ski jump kayakçının yaptığı sıçrama veya atlama
ski
kayak yap

Ben kayak yapmayı öğrenmek istiyorum. - I want to learn how to ski.

Kayak yaparken bacağını kırdı. - He broke his leg skiing.

ski
skierkayakçı
ski
kayak kaymak
ski
{f} kay

Her yıl ne sıklıkla kayağa gidersin? - How often do you go skiing every year?

Kayak yaparken bacağını kırdı. - He broke his leg skiing.

ski
kayak

Kayak yaparken bacağını kırdı. - He broke his leg skiing.

Kayak yaparken bacağımı kırdım. - I broke my leg while skiing.

ski
kayak yapmak

Geçen kış kayak yapmak için Kanada'ya gittim. - Last winter, I went to Canada to ski.

Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever. - She likes dancing in a disco better than skiing.

skid
yana kayma
skid
İniş kızağı
ski
{i} ski
skid
tekerlek altına takoz koymak
Deutsch - Englisch
sledge runner
ski
skid