dolayısı

listen to the pronunciation of dolayısı
Türkisch - Englisch

Definition von dolayısı im Türkisch Englisch wörterbuch

dolayı
because

He was late because of the snow. - O, kardan dolayı geç kaldı.

My Twitter account is suspended because of spamming. - Twitter hesabım spamden dolayı askıya alındı.

dolayısı ile
because of
dolayı
due to

Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon. - Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.

Classes have been suspended due to floods. - Selden dolayı dersler ertelendi.

dolayı
out of

As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth. - Yüzmede iyi olmadığımdan dolayı, boyumu aşan yerlerde yüzmekten kaçınırım.

I couldn't get out of my garage because there was a car in the way. - Yolda bir arabanın olması dolayısıyla garajımdan çıkamadım.

dolayı
for

Claude, an autotropic boy in my class whose skin is green due to chlorophyll, dreams of foresting the moon. - Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.

Please pardon me for coming late. - Lütfen geç geldiğimden dolayı beni affet.

dolayı
seeing

I gave up the idea of seeing the sights of the city because of the bad weather. - Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.

dolayı
{e} from

He was absent from school on account of illness. - O, hastalığından dolayı okulda yoktu.

Several students were absent from school because of colds. - Birçok öğrenci soğuk algınlığından dolayı okula gelmedi.

dolayı
since

Since he was tired, he went to bed. - Yorgun olduğundan dolayı, yatmaya gitti.

Since he's busy, he can't meet you. - Meşgul olduğundan dolayı, seni karşılayamaz.

dolayı
because of

My Twitter account is suspended because of spamming. - Twitter hesabım spamden dolayı askıya alındı.

I could not go to the party because of illness. - Hastalıktan dolayı partiye gidemedim.

dolayı
by virtue of

She became rich by virtue of hard work and good business sense. - O sıkı çalışma ve iyi iş duygusundan dolayı zengin oldu.

dolayı
owing to

She was absent from school owing to sickness. - O, hastalığından dolayı okulda yoktu.

dolayı
because of, on account of, due to
dolayı
inasmuch as
dolayı
because of, on account of, due to, owing to
dolayı
surroundings
dolayı
on account of

He gave up taking part in the marathon on account of his cold. - O, soğuk algınlığından dolayı maratona katılmaktan vazgeçti.

I was late on account of an accident. - Kazadan dolayı geç kaldım.

dolayı
whereat
dolayı
virtue

She became rich by virtue of hard work and good business sense. - O sıkı çalışma ve iyi iş duygusundan dolayı zengin oldu.

dolayı
due

It is a term used to describe the warming of the earth due to increasing amounts of carbon dioxide in the atmosphere. - O, atmosferdeki karbon dioksit miktarlarının artmasından dolayı Dünyanın ısınmasını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

A lot of buildings collapsed in Japan due to the earthquake yesterday. - Dün Japonya'da bir sürü bina deprem dolayısıyla yıkıldı.

Türkisch - Türkisch

Definition von dolayısı im Türkisch Türkisch wörterbuch

Dolayı
(Osmanlı Dönemi) MÜTERETTİB
dolayı
Dolay, çevre
dolayı
Ötürü, yüzünden, sebebiyle
dolayı
Pehlivanlar güreşecek. Şehirden, dolayı köylerden çağrılanlar geliyorlar."- M. Ş. Esendal
dolayı
Ötürü, yüzünden, sebebiyle: "Daha dün bu sözümden dolayı okşuyorlardı."- R. H. Karay. Çevrede, etrafta bulunan: "Atlar koşacak
dolayısı
Favoriten