Katedralimiz heybetli bir yapıdır.
- Our cathedral is an imposing structure.
Heybetli olmadığımı umuyorum.
- I hope I'm not imposing.
Çözecek bazı acil sorunlarımız var.
- We have some pressing problems to solve.
Zaman baskı yapıyor ve acil eylem gerekli.
- Time is pressing, and quick action is needed.
O çok azametli bir adam.
- He's a very imposing man.