Ekstra ödemeleri için onları zorlamıyorum.
- I'm not forcing them to pay extra.
Hiç kimse seni zorlamıyor.
- Nobody's forcing you.
Heybetli olmadığımı umuyorum.
- I hope I'm not imposing.
Her kentin heybetli bir katedrali vardır.
- Every city has an imposing cathedral.
O çok azametli bir adam.
- He's a very imposing man.