özlemek

listen to the pronunciation of özlemek
Türkçe - İngilizce
miss

I don't want to miss you. - Seni özlemek istemiyorum.

yearn
to miss; to long for; to wish for; to yearn for
to long for, yearn for; to long to see; to miss
yearn for
hanker
thirst
for
desiderate
desire
long for
hunger
pine
pant
sigh for
pine for
long
hanker after
özleme
missing
özle
long for
-i çok özlemek
hunger for
özle
{f} hankering
özle
{f} miss

The mother missed her daughter who was away at college. - Anne üniversitedeki kızını özledi.

I'll miss your cooking. - Aşçılığını özleyeceğim.

özle
{f} missing

I think there's something we're all missing. - Sanırım hepimizin özlediği bir şey var.

Aren't you missing something? - Bir şey özlemiyor musun?

özle
hanker
özleme
to miss

I'm beginning to miss my girlfriend. - Kız arkadaşımı özlemeye başlıyorum.

Aren't you going to miss Tom? - Tom'u özlemeyecek misin?

yurdunu özlemek
be homesick
özleme
yearning, longing
ülkesini özlemek
be homesick
Türkçe - Türkçe
Birkaç şeyi birbirine karıştırıp iyice çırparak yoğunlaşmasını sağlamak
Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek
Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek: "Ben bütün hayatımda bu sadeliği özledim."- P. Safa
tütmek
özleme
Özlemek işi, iştiyak
özlemek