İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
'den yetiştirmek
aile beslemek / yeti..
bedava yetiştirmek
biriken işleri yetiş..
birine cevap yetişti..
birini belli bir mev..
birini bilgin yetişt..
birini bir iş için y..
birini yetiştirmek
bir meslek için yeti..
cevap yetiştirmek
devlet memuru olarak..
etkisi altında yetiş..
gelişigüzel yetiştir..
haber yetiştirmek
hastaneye yetiştirme..
idare ile kullanarak..
iyi çiçek yetiştirme..
laf yetiştirmek
lakırdı yetiştirmek
melez olarak yetişti..
oğlunu avukat yetişt..
oğlunu kendi mesleği..
parasını yetiştirmek
çabuk yetiştirmek
çocukları iyi vatand..
çocuk yetiştirmek
çocuğu hanım evladı ..
çırak yetiştirmek
özenle yetiştirmek
 
yetiştirmekadd into favorites
TR    

raise, grow, produce, bring up, cultivate, rear, breed, nurture, coach, Manage to fulfill a work, discipline, groom, educate, train, caught up, cement, throw up, catch, bring somebody up, turn out, school, farm, manage, rush, cradle, to make (one thing) reach (another): İpi o ağaca yetiştiremiyorum. I can't make the rope reach that tree, to bring sb up, to nurture; to breed; to train; to coach; to bring sb on; to grow, to raise, to cultivate; to send (information); to make do, to manage; to throw up, to raise (children, animals, plants), to train (animals), to educate, to enable (someone) to live long enough to know (someone, something); to enable (someone) to be born early enough to know (someone, something), to make (something) suffice, to bring (one person) to the aid of (another) in time, to get (someone, something) to (a place) in time, to have (one person) catch up with (another), to get (something) done or ready in time for, to tell (someone) (something that he wasn't meant to hear), breeding, upbringing, upbring, cultivation, culture, edification, growing, selective breeding, education, bringing up; breeding; cultivation, making (something) suffice, training (animals), having (one person) catch up with (another), getting (someone, something) to (a place) in time, person who's been trained by or raised by (a specified person), protégé of; protégée of, making (one thing) reach (another), bringing (one person) to the aid of (another) in time, raising (children, animals, plants), getting (something) done or ready in time,

1 raise  fiil     ts
2 grow     ts
3 produce     ts
4 bring up     ts
5 cultivate     ts
6 rear  fiil     ts
7 breed  fiil     ts
8 nurture     ts
9 coach  fiil     ts
10 Manage to fulfill a work     ts
11 discipline  fiil     ts
12 groom  fiil     ts
13 educate     ts
14 train  fiil     ts
15 caught up - "Larry is finally caught up on his work"     ts
16 cement     ts
17 throw up     ts
18 catch     ts
19 bring somebody up     ts
20 turn out     ts
21 school  fiil     ts
22 farm  fiil     ts
23 manage     ts
24 rush  fiil     ts
25 cradle  fiil     ts
26 to make (one thing) reach (another): İpi o ağaca yetiştiremiyorum. I can't make the rope reach that tree     ts
27 to bring sb up, to nurture; to breed; to train; to coach; to bring sb on; to grow, to raise, to cultivate; to send (information); to make do, to manage; to throw up     ts
28 to raise (children, animals, plants)     ts
29 to train (animals)     ts
30 to educate     ts
31 to enable (someone) to live long enough to know (someone, something); to enable (someone) to be born early enough to know (someone, something)     ts
32 to make (something) suffice     ts
33 to bring (one person) to the aid of (another) in time     ts
34 to get (someone, something) to (a place) in time     ts
35 to have (one person) catch up with (another)     ts
36 to get (something) done or ready in time for     ts
37 to tell (someone) (something that he wasn't meant to hear)     ts
38yetiştirme breeding     ts
39yetiştirme upbringing     ts
40yetiştirme upbring     ts
41yetiştirme cultivation  isim     ts
42yetiştirme culture  isim     ts
43yetiştirme edification  isim     ts
44yetiştirme growing     ts
45yetiştirme selective breeding  Arılık     ts
46yetiştirme education     ts
47yetiştirme bringing up; breeding; cultivation     ts
48yetiştirme making (something) suffice     ts
49yetiştirme training (animals)     ts
50yetiştirme having (one person) catch up with (another)     ts
51yetiştirme getting (someone, something) to (a place) in time     ts
52yetiştirme person who's been trained by or raised by (a specified person), protégé of; protégée of     ts
53yetiştirme making (one thing) reach (another)     ts
54yetiştirme bringing (one person) to the aid of (another) in time     ts
55yetiştirme raising (children, animals, plants)     ts
56yetiştirme getting (something) done or ready in time     ts
More results

TEEDDİ, NEMY, beslemek, İletmek, duyurmak, Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek, Üretmek, büyütmek, geliştirmek, Sağlayıp vermek, Gelişip büyümesine özen göstermek, Hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek, Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek:"Evlerinin bahçesinde bir iki elma erik ağacı yetiştirirler."- N. Cumalı. İletmek, duyurmak:"Müjdeyi komşu hanımlara yetiştirmeğe koşmuştu."- H. F. Ozansoy, Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek, Birini veya bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak:"Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz."- F. R. Atay, Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek:"Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler."- M. Ş. Esendal. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek:"Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim."- R. N. Güntekin, Eğitim, öğrenim sağlamak, Gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak, Yetmesini sağlamak, Sağlayıp vermek:"Sigara yakmak isteyenlere kibrit yetiştirir."- H. Taner, Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek, talim, Yetiştirmek işi, Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse,

57 TEEDDİ     ts
58 NEMY     ts
59 beslemek     ts
60 İletmek, duyurmak     ts
61 Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek     ts
62 Üretmek, büyütmek, geliştirmek     ts
63 Sağlayıp vermek     ts
64 Gelişip büyümesine özen göstermek     ts
65 Hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek     ts
66 Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek:"Evlerinin bahçesinde bir iki elma erik ağacı yetiştirirler."- N. Cumalı. İletmek, duyurmak:"Müjdeyi komşu hanımlara yetiştirmeğe koşmuştu."- H. F. Ozansoy     ts
67 Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek     ts
68 Birini veya bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak:"Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz."- F. R. Atay     ts
69 Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek:"Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler."- M. Ş. Esendal. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek:"Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim."- R. N. Güntekin     ts
70 Eğitim, öğrenim sağlamak     ts
71 Gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak     ts
72 Yetmesini sağlamak     ts
73 Sağlayıp vermek:"Sigara yakmak isteyenlere kibrit yetiştirir."- H. Taner     ts
74 Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek     ts
75Yetiştirme talim     ts
76yetiştirme Yetiştirmek işi     ts
77yetiştirme Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yetiştirmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yetiştirmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yetiştirmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.