raise, grow, produce, bring up, cultivate, rear, breed, nurture, coach, Manage to fulfill a work, discipline, groom, educate, train, caught up, cement, throw up, catch, bring somebody up, turn out, school, farm, manage, rush, cradle, to make (one thing) reach (another): İpi o ağaca yetiştiremiyorum. I can't make the rope reach that tree, to bring sb up, to nurture; to breed; to train; to coach; to bring sb on; to grow, to raise, to cultivate; to send (information); to make do, to manage; to throw up, to raise (children, animals, plants), to train (animals), to educate, to enable (someone) to live long enough to know (someone, something); to enable (someone) to be born early enough to know (someone, something), to make (something) suffice, to bring (one person) to the aid of (another) in time, to get (someone, something) to (a place) in time, to have (one person) catch up with (another), to get (something) done or ready in time for, to tell (someone) (something that he wasn't meant to hear), breeding, upbringing, upbring, cultivation, culture, edification, growing, selective breeding, education, bringing up; breeding; cultivation, making (something) suffice, training (animals), having (one person) catch up with (another), getting (someone, something) to (a place) in time, person who's been trained by or raised by (a specified person), protégé of; protégée of, making (one thing) reach (another), bringing (one person) to the aid of (another) in time, raising (children, animals, plants), getting (something) done or ready in time,
1
raise fiil
ts
2
grow
ts
3
produce
ts
4
bring up
ts
5
cultivate
ts
6
rear fiil
ts
7
breed fiil
ts
8
nurture
ts
9
coach fiil
ts
10
Manage to fulfill a work
ts
11
discipline fiil
ts
12
groom fiil
ts
13
educate
ts
14
train fiil
ts
15
caught up - "Larry is finally caught up on his work"
ts
16
cement
ts
17
throw up
ts
18
catch
ts
19
bring somebody up
ts
20
turn out
ts
21
school fiil
ts
22
farm fiil
ts
23
manage
ts
24
rush fiil
ts
25
cradle fiil
ts
26
to make (one thing) reach (another): İpi o ağaca yetiştiremiyorum. I can't make the rope reach that tree
ts
27
to bring sb up, to nurture; to breed; to train; to coach; to bring sb on; to grow, to raise, to cultivate; to send (information); to make do, to manage; to throw up
ts
28
to raise (children, animals, plants)
ts
29
to train (animals)
ts
30
to educate
ts
31
to enable (someone) to live long enough to know (someone, something); to enable (someone) to be born early enough to know (someone, something)
ts
32
to make (something) suffice
ts
33
to bring (one person) to the aid of (another) in time
ts
34
to get (someone, something) to (a place) in time
ts
35
to have (one person) catch up with (another)
ts
36
to get (something) done or ready in time for
ts
37
to tell (someone) (something that he wasn't meant to hear)
ts
38
yetiştirme
breeding
ts
39
yetiştirme
upbringing
ts
40
yetiştirme
upbring
ts
41
yetiştirme
cultivation isim
ts
42
yetiştirme
culture isim
ts
43
yetiştirme
edification isim
ts
44
yetiştirme
growing
ts
45
yetiştirme
selective breeding Arılık
ts
46
yetiştirme
education
ts
47
yetiştirme
bringing up; breeding; cultivation
ts
48
yetiştirme
making (something) suffice
ts
49
yetiştirme
training (animals)
ts
50
yetiştirme
having (one person) catch up with (another)
ts
51
yetiştirme
getting (someone, something) to (a place) in time
ts
52
yetiştirme
person who's been trained by or raised by (a specified person), protégé of; protégée of
ts
53
yetiştirme
making (one thing) reach (another)
ts
54
yetiştirme
bringing (one person) to the aid of (another) in time
TEEDDİ, NEMY, beslemek, İletmek, duyurmak, Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek, Üretmek, büyütmek, geliştirmek, Sağlayıp vermek, Gelişip büyümesine özen göstermek, Hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek, Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek:"Evlerinin bahçesinde bir iki elma erik ağacı yetiştirirler."- N. Cumalı. İletmek, duyurmak:"Müjdeyi komşu hanımlara yetiştirmeğe koşmuştu."- H. F. Ozansoy, Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek, Birini veya bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak:"Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz."- F. R. Atay, Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek:"Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler."- M. Ş. Esendal. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek:"Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim."- R. N. Güntekin, Eğitim, öğrenim sağlamak, Gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak, Yetmesini sağlamak, Sağlayıp vermek:"Sigara yakmak isteyenlere kibrit yetiştirir."- H. Taner, Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek, talim, Yetiştirmek işi, Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse,
57
TEEDDİ
ts
58
NEMY
ts
59
beslemek
ts
60
İletmek, duyurmak
ts
61
Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek
ts
62
Üretmek, büyütmek, geliştirmek
ts
63
Sağlayıp vermek
ts
64
Gelişip büyümesine özen göstermek
ts
65
Hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
ts
66
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek:"Evlerinin bahçesinde bir iki elma erik ağacı yetiştirirler."- N. Cumalı. İletmek, duyurmak:"Müjdeyi komşu hanımlara yetiştirmeğe koşmuştu."- H. F. Ozansoy
ts
67
Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
ts
68
Birini veya bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak:"Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz."- F. R. Atay
ts
69
Söylenmemesi gereken bir şeyi hemen söylemek:"Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler."- M. Ş. Esendal. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek:"Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim."- R. N. Güntekin
ts
70
Eğitim, öğrenim sağlamak
ts
71
Gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
ts
72
Yetmesini sağlamak
ts
73
Sağlayıp vermek:"Sigara yakmak isteyenlere kibrit yetiştirir."- H. Taner
ts
74
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yetiştirmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yetiştirmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yetiştirmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.