İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
akla yakın
akla yakın değil
alışveriş merkezine ..
başkanın program değ..
birbirine yakın
birbirine yakın mesl..
birbirine yakın olma
birbiriyle yakın ili..
birine karşı cana ya..
biriyle biri arasınd..
biriyle yakın arkada..
biriyle yakın dostlu..
biriyle yakın ilişki..
biriyle yakın temas ..
biriyle yakın temast..
biriyle yakın temast..
bir litreye yakın öl..
bir nesnenin kendine..
bir olayın yakın da ..
bir ya da birkaç san..
bir şeye yakın dan b..
BM Yakın Doğu Filist..
buraya yakın açık ha..
buraya yakın kamp bö..
cana yakın
cana yakın bir yüz
cana yakın davranışl..
cana yakın dinleyici..
cana yakın ilişki
cana yakın olmayan
yakın akraba
yakın anlamlı
yakın arkadaş
yakın arkadaş olmak
yakın bir gelecekte
yakın civar
yakın dost
yakın doğu
Yakın Doğu Üniversit..
yakın durmak
yakın dövüş
yakın gelecek
yakın gelecekte
yakın geçmiş
yakın geçmişte
yakın görüş
yakın hissetmek
yakın ilgi
yakın ilişki
yakın koruma
yakın mesafede
yakın olarak
yakın olma
yakın olmak
yakın plan
yakın saldırı
yakın takibe almak
yakın takip
yakın tarih
yakın temas
yakın vade
yakın yer
yakın zamana kadar
yakın zamanda
yakın zamanda olma
yakın zamanlarda
yakın zaman önce
yakın çağ
yakın çekim
yakın çevre
 
yakınadd into favorites
TR    

near, close, recent, adjacent, intimate, akin, pending, immediate, imminent, relative, approximate, proximal, at hand, close to, connate, connected, familiar, para, nigh, to close, close in, close of, akin to, handy, close range, not far, convenient, contiguous, connexion, connection, complain, by, proximate, bosom, beef about, complain about, complain of, along, kindred, recent time, towards, toward, within walking distance, within reach, inseparable, hard, hard by, near at hand, vicinal, relation, near, close, neearby; akin (to), analogous (to/with); intimate; impending, imminent; nearby place, neighbourhood; friend, relation; recent time, near future, very similar (to), close, (friend) who is close to (someone), near (to), nearby, close (to), close-by, (arkadaş) thick, nearby place: Yakınımızda oturuyor. She lives near us, relative, relation; close friend, next door, neighbourhood, neighboring, nearby place, proximate en, within hail, in approach, epimer, hail-fellow-well-met, near-by, near future, at one's elbow, analogous with, analogous, bemoan, closer, in sight, friend, close-rage,

1 near  İnşaat     ts
2 close     ts
3 recent     ts
4 adjacent     ts
5 intimate     ts
6 akin     ts
7 pending     ts
8 immediate     ts
9 imminent  Hukuk     ts
10 relative  isim     ts
11 approximate     ts
12 proximal  Biyokimya     ts
13 at hand     ts
14 close to     ts
15 connate     ts
16 connected     ts
17 familiar     ts
18 para     ts
19 nigh     ts
20 to close     ts
21 close in     ts
22 close of     ts
23 akin to     ts
24 handy     ts
25 close range     ts
26 not far     ts
27 convenient  sıfat     ts
28 contiguous  sıfat     ts
29 connexion  isim     ts
30 connection  isim     ts
31 complain     ts
32 by     ts
33 proximate  sıfat     ts
34 bosom     ts
35 beef about     ts
36 complain about     ts
37 complain of     ts
38 along     ts
39 kindred     ts
40 recent time     ts
41 towards     ts
42 toward     ts
43 within walking distance     ts
44 within reach     ts
45 inseparable  sıfat     ts
46 hard     ts
47 hard by     ts
48 near at hand     ts
49 vicinal     ts
50 relation     ts
51 near, close, neearby; akin (to), analogous (to/with); intimate; impending, imminent; nearby place, neighbourhood; friend, relation; recent time, near future     ts
52 very similar (to)     ts
53 close, (friend) who is close to (someone)     ts
54 near (to), nearby, close (to), close-by     ts
55 (arkadaş) thick     ts
56 nearby place: Yakınımızda oturuyor. She lives near us     ts
57 relative, relation; close friend     ts
58 next door     ts
59 neighbourhood     ts
60 neighboring     ts
61 nearby place     ts
62 proximate en     ts
63 within hail     ts
64 in approach     ts
65 epimer  Biyokimya     ts
66 hail-fellow-well-met  deyim     ts
67 near-by     ts
68 near future     ts
69 at one's elbow     ts
70 analogous with     ts
71 analogous     ts
72 bemoan     ts
73 closer     ts
74 in sight     ts
75 friend     ts
76 close-rage     ts
More results

Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba:"Türkçe konuştuğu için bana kendi yakınlarımızdan biri hissini veren yaşlı garson yanımıza geldi."- Y. K. Karaosmanoğlu, EHAMM, KARİB, NEYYİF, Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan, Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba, Uzak olmayarak, Benzeyen, andıran, yaklaşan, Uzak olmayarak:"Gazinoya girip çıkmakta veya kendine yakın bir başka masada oturmakta."- Y. K. Karaosmanoğlu, Aralarında sıkı ilgi bulunan, Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan, Benzeyen, andıran, yaklaşan:"Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı."- Ö. Seyfettin, Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan:"Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın..."- S. F. Abasıyanık, Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer) , uzak karşıtı, Uzak olmayan yer, Az bir ara ile ayrılmış olan, uzak karşıtı,

77 Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba:"Türkçe konuştuğu için bana kendi yakınlarımızdan biri hissini veren yaşlı garson yanımıza geldi."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
78 EHAMM     ts
79 KARİB  Hukuk     ts
80 NEYYİF     ts
81 Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan     ts
82 Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba     ts
83 Uzak olmayarak     ts
84 Benzeyen, andıran, yaklaşan     ts
85 Uzak olmayarak:"Gazinoya girip çıkmakta veya kendine yakın bir başka masada oturmakta."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
86 Aralarında sıkı ilgi bulunan     ts
87 Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan     ts
88 Benzeyen, andıran, yaklaşan:"Beş dönüme yakın bahçesi bir ormanı andırırdı."- Ö. Seyfettin     ts
89 Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan:"Elli yaşında adam, ellisine yakın kadın..."- S. F. Abasıyanık     ts
90 Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer) , uzak karşıtı     ts
91 Uzak olmayan yer     ts
92 Az bir ara ile ayrılmış olan, uzak karşıtı     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yakın kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yakın kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yakın kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.