Başkasının işini gören. Bir adamın yerine hareket etme selâhiyeti olan kimse, Vekalet sözleşmesi gereği başkası adına işler yapmakla yetkilendirilen kimse, Nâzır. Bakan, MÜMESSİL, naip, Yetki alan, Bakan, Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse, sözcü, Bakan:"Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü."- R. N. Güntekin,
43
Başkasının işini gören. Bir adamın yerine hareket etme selâhiyeti olan kimse
ts
44
Vekalet sözleşmesi gereği başkası adına işler yapmakla yetkilendirilen kimse Hukuk
ts
45
Nâzır. Bakan
ts
46
MÜMESSİL
ts
47
naip
ts
48
Yetki alan
ts
49
Bakan
ts
50
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
ts
51
sözcü
ts
52
Bakan:"Hanın avlusundan sokağa vekil ve sefir otomobillerine taş çıkartacak bir lüks otomobil yürüdü."- R. N. Güntekin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada vekil kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. vekil kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan vekil kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.