İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
adaleti uygulama
aksine bir uygulama
ayrı ayrı gümrük tar..
barış uygulama harek..
bir buluşa uygulama ..
birörnek uygulama
Bosna Uygulama Kuvve..
boykot uygulama
buluşa uygulama alan..
bu uygulama kanunen ..
bu uygulama özellikl..
ekrana uygulama
en iyi uygulama
farklı fiyat uygulam..
Federal Yasa Uygulam..
gebelik önleyici uyg..
gelir vergisi uygula..
Hava Kuvvetleri Tekn..
Hazine Uygulama Muha..
herkesçe kabul edilm..
hızlı uygulama
idari uygulama
iyiniyetli olağan ti..
iyi niyetli olağan t..
iyiniyetli ticarî uy..
iyi uygulama kodu
iş vergisi ile ilgil..
müşterek planlama ve..
müşterek uygulama ma..
Nükleer Planlama ve ..
uygulama alani
uygulama alanı
uygulama boyut
uygulama bölgesi
uygulama cihazı
uygulama desteği
uygulama dizgesi
uygulama donanımı
uygulama düzenlemesi..
uygulama düzeyi
uygulama emri
uygulama etkisi
uygulama etüdü
uygulama evresi
uygulama fiyatı
uygulama günlüğü
uygulama imar planı
uygulama olanağı olm..
uygulama oranı
uygulama paketi
uygulama planı
uygulama programcısı
uygulama programı
uygulama projesi
uygulama raporu
uygulama rehberi
uygulama seviyesi
uygulama simgesi
uygulama sistemi
uygulama sunucusu
uygulama sözleşmesi
uygulama yeri
uygulama çalıştır
uygulama çizelgesi
uygulama çizeneği
uygulama çizimi
uygulama önceki boyu..
uygulama öncesi
uygulama özelliği
uygulama şekli
 
uygulamaadd into favorites
TR    

application, implementation, practice, application of, ımplementation, practice of, effect, administration, praxis, technics, pursuance, technic, execution, practice, application, execution, implementation, practice, application, enforcement, carrying out, application, putting (a plan, a law) into practice, enforcement, exercise, superimposing (one thing) on (another), effectuation, don't apply, implementetion, manipulation, treatment, activation, workshop, exercising, imposition, introduction, prosecution, apply, perform, carry out, implement, exert, administer, dispense, introduce, deploy, to superimpose (one thing) on (another), practise, applicate, realize, complete, put into effect, put into practice, designate, impart, fulfill, enforce, fulfil, impose, to apply, to carry out, to put into practice, to enforce, to execute, to realize, to practise, to practice, to carry out, apply, put (a plan, a law) into practice, to implement, to enforce, to apply, conform, carry into action, bring to bear, carry into execution, carry into practice, carry into effect, turn, transfer into practice, operate in practice, execute, put to use, put on,

1 application  isim     ts
2 implementation     ts
3 practice  isim     ts
4 application of     ts
5 ımplementation     ts
6 practice of     ts
7 effect  isim     ts
8 administration  isim     ts
9 praxis  isim     ts
10 technics  isim     ts
11 pursuance  isim     ts
12 technic     ts
13 execution  isim     ts
14 practice, application, execution     ts
15 implementation, practice, application, enforcement  Hukuk     ts
16 carrying out, application, putting (a plan, a law) into practice     ts
17 enforcement     ts
18 exercise     ts
19 superimposing (one thing) on (another)     ts
20 effectuation     ts
21 don't apply  Bilgisayar     ts
22 implementetion  Askeri     ts
23 manipulation  Biyokimya     ts
24 treatment  Ticaret     ts
25 activation  Askeri     ts
26 workshop     ts
27 exercising     ts
28 imposition     ts
29 introduction     ts
30 prosecution     ts
31uygulamak apply  fiil     ts
32uygulamak perform  fiil     ts
33uygulamak carry out     ts
34uygulamak implement  fiil     ts
35uygulamak exert  fiil     ts
36uygulamak administer  fiil     ts
37uygulamak dispense     ts
38uygulamak introduce     ts
39uygulamak deploy  fiil     ts
40uygulamak to superimpose (one thing) on (another)     ts
41uygulamak practise  fiil     ts
42uygulamak applicate     ts
43uygulamak realize  fiil     ts
44uygulamak complete  fiil     ts
45uygulamak put into effect     ts
46uygulamak put into practice     ts
47uygulamak designate     ts
48uygulamak impart  fiil     ts
49uygulamak fulfill  fiil     ts
50uygulamak enforce  fiil     ts
51uygulamak fulfil     ts
52uygulamak impose     ts
53uygulamak to apply, to carry out, to put into practice, to enforce, to execute, to realize, to practise, to practice     ts
54uygulamak to carry out, apply, put (a plan, a law) into practice     ts
55uygulamak to implement, to enforce, to apply  Hukuk     ts
56uygulamak conform     ts
57uygulamak carry into action  deyim     ts
58uygulamak bring to bear  deyim     ts
59uygulamak carry into execution  deyim     ts
60uygulamak carry into practice  deyim     ts
61uygulamak carry into effect  Kanun     ts
62uygulamak turn     ts
63uygulamak transfer into practice     ts
64uygulamak operate in practice     ts
65uygulamak execute     ts
66uygulamak put to use     ts
67uygulamak put on     ts
More results

aplikasyon, tatbikat, Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik, Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik, Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik:"Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları."- N. Cumalı, tatbik etmek, Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek, Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek:"Bu yeni yaşam üslubunu şimdiden uygulamak için somut eylemlere geçiyorlar."- H. Taner. Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek, Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek,

68 aplikasyon     ts
69 tatbikat     ts
70 Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik     ts
71 Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik     ts
72 Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik:"Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları."- N. Cumalı     ts
73Uygulamak tatbik etmek     ts
74uygulamak Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek     ts
75uygulamak Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek:"Bu yeni yaşam üslubunu şimdiden uygulamak için somut eylemlere geçiyorlar."- H. Taner. Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek     ts
76uygulamak Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada uygulama kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. uygulama kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan uygulama kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.