strip, rob, skin, peel, undress, bare, stick up, burgle, bark, denude, knock off, deplume, despoil, decorticate, clean out, disrobe, burglarize, pluck, shear, shave, sack, unclothe, unrobe, shuck, mug, rip off, rifle, hold up, heist, flay, housebreak, gut, pull off, plunder, divest, lay bare, fleece, hew, displume, denudate, hijack, hijacking, strip off, shell, prey, to rob, strip (someone, a place) of valuables. soyup soğana çevirmek to rob (someone) of everything he's got; to rob (someone) blind; to clean (a place) out, to skin (an animal), (elma vb.) pare, (ev) burglarize, to peel (a vegetable or fruit), to peel, to skin, to shell; to undress, to skin, to strip; to rob, to hold up sth; to burgle, to burglarize; to fleece, (sarhoş vb) roll, peel off, peeling, (kabuk) paring, stripping, declading, disrobing, peeling; stripping, stripping naked,
1
strip fiil
ts
2
rob
ts
3
skin fiil
ts
4
peel fiil
ts
5
undress
ts
6
bare fiil
ts
7
stick up
ts
8
burgle
ts
9
bark fiil
ts
10
denude
ts
11
knock off
ts
12
deplume fiil
ts
13
despoil fiil
ts
14
decorticate fiil
ts
15
clean out fiil
ts
16
disrobe fiil
ts
17
burglarize fiil
ts
18
pluck fiil
ts
19
shear fiil
ts
20
shave fiil
ts
21
sack fiil
ts
22
unclothe fiil
ts
23
unrobe fiil
ts
24
shuck
ts
25
mug
ts
26
rip off
ts
27
rifle fiil
ts
28
hold up
ts
29
heist fiil
ts
30
flay fiil
ts
31
housebreak fiil
ts
32
gut Otomotiv
ts
33
pull off fiil
ts
34
plunder fiil
ts
35
divest fiil
ts
36
lay bare
ts
37
fleece
ts
38
hew
ts
39
displume
ts
40
denudate
ts
41
hijack
ts
42
hijacking
ts
43
strip off
ts
44
shell
ts
45
prey
ts
46
to rob, strip (someone, a place) of valuables. soyup soğana çevirmek to rob (someone) of everything he's got; to rob (someone) blind; to clean (a place) out
ts
47
to skin (an animal)
ts
48
(elma vb.) pare
ts
49
(ev) burglarize
ts
50
to peel (a vegetable or fruit)
ts
51
to peel, to skin, to shell; to undress, to skin, to strip; to rob, to hold up sth; to burgle, to burglarize; to fleece
Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek:"Hariçten ortak hırsızlar bulup evimizi soymağa kalkar."- Ö. Seyfettin, NEKÂ', SA'M, LEFA, SAHF, Birinin giysilerini çıkarmak, Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar gibi şeyleri çıkarmak:"Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu."- A. Gündüz, Birinin giysilerini çıkarmak:"Yaralıyı soyuyor ve ilk tedaviye başlıyorum."- R. N. Güntekin, Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar gibi şeyleri çıkarmak, Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek, Soymak işi,
61
Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek:"Hariçten ortak hırsızlar bulup evimizi soymağa kalkar."- Ö. Seyfettin
ts
62
NEKÂ'
ts
63
SA'M
ts
64
LEFA
ts
65
SAHF
ts
66
Birinin giysilerini çıkarmak
ts
67
Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar gibi şeyleri çıkarmak:"Takkesini geçirmiş, entarisini kuşanmış, elma soyuyordu."- A. Gündüz
ts
68
Birinin giysilerini çıkarmak:"Yaralıyı soyuyor ve ilk tedaviye başlıyorum."- R. N. Güntekin
ts
69
Bir şeyin üzerinden kabuk, deri, zar gibi şeyleri çıkarmak
ts
70
Birinin üstünde, yanında veya bir yerde bulunan şeyleri çalarak alıp götürmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada soymak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. soymak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan soymak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.