İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bir delilin sahte ol..
birine karşı sahte t..
birine sahte bir evr..
birinin aleyhinde sa..
birinin aleyhine sah..
bir senedin sahte ol..
bir şey elde etmek i..
Br sahte çek düzenle..
Br sahte çek tanzim ..
bu para sahte
bu sahte kopya
değerinden yükseltil..
değerli gibi görünen..
havadan atılan geliş..
kalp / sahte paradan..
kendini sahte unvan ..
kendisine sahte devi..
kıymetli görülen sah..
muhabere arayüz işle..
piyasaya sahte para ..
piyasaya sahte para ..
sahte / imitasyon mü..
sahte ad
sahte alçakgönüllülü..
sahte alım
sahte amatör
sahte açıklama
sahte ağlama
sahte banknot
sahte belge
sahte davranış
sahte derz
sahte dil döken
sahte dilek
Sahte dilenci
sahte dindar
sahte dindarlık
sahte dip
sahte doktor
sahte doktorluk
sahte döviz
sahte elmas
sahte evlilik
sahte evrak
sahte evraklar
sahte imza
sahte isim
sahte isim kullanma
sahte jeton
sahte karar
sahte kimlik
sahte kürk
sahte kılık
sahte lapis
sahte mal
sahte marka
sahte mayın
sahte para
sahte sofu
sahte temenni
sahte terapi
sahte tesis
sahte teşhis
sahte tv
sahte varaka
sahte yakınlık
sahte çek
sahte ürün
 
sahteadd into favorites
TR    

fake, pseudo, baleful, bad, knock-off, mock, dummy, artificial, bogus, counterfeit, token, forged, spurious, fake it, counterfeited, base, pious, mannered, fictive, imitated, phoney, pinchbeck, phony, hollow, fraudulent, factitious, duff, false, pretended, feigned, dud, unreal, unoriginal, telltale, untrue, untruthful, brummagem, makebelieve, supposititious, studied, rose water, queer, quack, sham, shoddy, snide, simulated, colorable, apocrypha, feigned, pretended or affected, false, spurious, fake, phony, bogus; counterfeit; forged, cardboard, dais, double-dealing, imitation, feint, false, counterfeit, fake, pnoney, phony, spurious, mock; affected, deceitful, sham, make believe, make-believe, not genuine, apocryphal, bastard, clayton's, rose-water, put-on, pseudo-, strained, non-genuine, inauthentic, fictious,

1 fake     ts
2 pseudo     ts
3 baleful     ts
4 bad  sıfat     ts
5 knock-off     ts
6 mock     ts
7 dummy     ts
8 artificial  sıfat     ts
9 bogus     ts
10 counterfeit  sıfat     ts
11 token  sıfat     ts
12 forged     ts
13 spurious  sıfat     ts
14 fake it     ts
15 counterfeited     ts
16 base     ts
17 pious  sıfat     ts
18 mannered  sıfat     ts
19 fictive     ts
20 imitated  sıfat     ts
21 phoney     ts
22 pinchbeck  sıfat     ts
23 phony  isim     ts
24 hollow  sıfat     ts
25 fraudulent  sıfat     ts
26 factitious  sıfat     ts
27 duff     ts
28 false  sıfat     ts
29 pretended  sıfat     ts
30 feigned  sıfat     ts
31 dud  sıfat     ts
32 unreal  sıfat     ts
33 unoriginal     ts
34 telltale     ts
35 untrue  sıfat     ts
36 untruthful  sıfat     ts
37 brummagem     ts
38 makebelieve     ts
39 supposititious  sıfat     ts
40 studied  sıfat     ts
41 rose water     ts
42 queer  sıfat     ts
43 quack  sıfat     ts
44 sham  sıfat     ts
45 shoddy  sıfat     ts
46 snide  sıfat     ts
47 simulated  sıfat     ts
48 colorable  sıfat     ts
49 apocrypha     ts
50 feigned, pretended or affected     ts
51 false, spurious, fake, phony, bogus; counterfeit; forged     ts
52 cardboard     ts
53 dais     ts
54 double-dealing     ts
55 imitation     ts
56 feint     ts
57 false, counterfeit, fake, pnoney, phony, spurious, mock; affected, deceitful, sham     ts
58 make believe     ts
59 make-believe     ts
60 not genuine     ts
61 apocryphal  sıfat     ts
62 bastard     ts
63 clayton's  Argo     ts
64 rose-water     ts
65 put-on     ts
66 pseudo-     ts
67 strained     ts
68 non-genuine  Ticaret     ts
69 inauthentic  Sanat     ts
70 fictious  Kanun     ts
More results

Kalp, karışık, f. Düzme, yapmacık, yalandan, taklit, kalp, aldanguç, Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece, Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece:"Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı."- Y. K. Beyatlı. İçten olmayan, yapmacık:"Öteki çocuklar sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı."- Ç. Altan, İçten olmayan, yapmacık,

71 Kalp, karışık     ts
72 f. Düzme, yapmacık, yalandan, taklit     ts
73 kalp     ts
74 aldanguç     ts
75 Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece     ts
76 Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece:"Köylü kadınlar boyunlarında sıra sıra sahte altınlar... taşırlardı."- Y. K. Beyatlı. İçten olmayan, yapmacık:"Öteki çocuklar sahte bir sessizlikle sahte bir hamaratlık gösterisi içinde birer disiplin modeli olmuşlardı."- Ç. Altan     ts
77 İçten olmayan, yapmacık     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sahte kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sahte kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sahte kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.