İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
(ilkeleri dikkate al..
aklı başında politik..
amatörce politika il..
antitröst politika
barışçıl politika
barışçı politika
barışçı politika yan..
basiretsiz politika
belli bir politika i..
belli bir politika t..
bir politika izlemek
bir politika takip e..
bölgesel politika
bölgesel politika kr..
bölücü politika
bölücü politika yanl..
daraltıcı parasal po..
deflasyoncu politika
deflasyonist politik..
deniz kuvvetleriyle ..
destekleyici politik..
dış politika
dış politika amaçlar..
dış politika danışma..
dış politika ile ilg..
dış politika stratej..
dış politika taahhüt..
ekonomik politika çı..
ekonomi ve politika ..
politika belirleyici
politika bilimi
politika danışmanı
politika değerlendir..
politika dışına çıka..
politika gütmek
politika ile ilgilen..
politika ile ilgisin..
politika ile ilgisiz
politika izlemek
politika koordinasyo..
politika yapmak
politika yazarı
çift yanlı dış polit..
 
politikaadd into favorites
TR    

policy, politics, behavior resembling that of a crafty politician, politicness, expediency, political line, political conduct, political policy, polity, politics; policy, expedient,

1 policy  Hukuk     ts
2 politics     ts
3 behavior resembling that of a crafty politician, politicness, expediency     ts
4 political line, political conduct, political policy     ts
5 polity     ts
6 politics; policy     ts
7 expedient     ts
 

İtl. Memleket işlerini idare için tutulan ölçülü yol. Siyaset, Siyaset; devlet işlerini yürütme ve yönetme; bir amaca varmak için izlenen yöntem, Yöntem, Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyaset, siyasa, Yöntem:"Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı, Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyaset, siyasa:"Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa, Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşamak, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanmak gibi yollarla işini yürütme:"Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu,

8 İtl. Memleket işlerini idare için tutulan ölçülü yol. Siyaset     ts
9 Siyaset; devlet işlerini yürütme ve yönetme; bir amaca varmak için izlenen yöntem  Hukuk     ts
10 Yöntem     ts
11 Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyaset, siyasa     ts
12 Yöntem:"Bir mirasyedi politikasıyla, birikmiş altını, el sürülmedik kaynaklarını har vurup harman savurdular."- N. Cumalı     ts
13 Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatı, siyaset, siyasa:"Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa     ts
14 Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşamak, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanmak gibi yollarla işini yürütme:"Bana karşı kullandığı tehdit ve şantaj politikası güverte halkınca malumdu."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada politika kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. politika kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan politika kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.