İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
alçak perde
beyaz perde
bocuklu perde
Demir Perde
duruş (etek , perde
iki perde arasında o..
istenmeyen ışığı kes..
kalın perde
kalın ve koyu renk p..
kısa perde
muvakkat tahta perde
perde (ayakta)
perde arası
perde arası intermis..
perde arası oyunu
perde arkası
perde arkasında
perde arkasında/arka..
perde arkasındaki ad..
perde arkasındaki id..
perde arkasından
perde arkasından ipl..
perde arkasından yön..
perde arkasından yön..
perde arkası the hid..
perde ayak
perde ayaklı
perde ayaklı avustra..
perde ayaklı kuş
perde ayaklı web-foo..
perde açmak
perde açıldı
perde duvar
perde gerisi
perde gerisinde
perde halkası
perde hava yastığı
perde hızı
perde ile ayırmak
perde inme (göze vb)
perde inmek
perde ipi
perde kalıbı
perde kapanış sözü
perde kiti
perde koordinatörü
perde kordonu
perde kılavuz rayı
perde kızağı
perde takmak
perde yerindeki keme..
PERDE YIRTILMAK
perde çekmek
perde ızgarası
çadırda kapı yerine ..
öksüz perde
önüne perde çekmek
 
perdeadd into favorites
TR    

curtain, episode, blind, screen, mus. pitch, key, screen; veil, etc, mus. fret (of a stringed instrument), cataract, window curtain, shutter, baffle, bulkhead, cloak, incident, drapery, lambrequin, pall, reredos, theater curtain, tone, damper, drape, fret, shade, cover, any of the ridges of wood or metal on a fingerboard of a guitar, lute, webbed, (sahne) drop, tone; fret, episode; (Music) key, on the stage of a theater, cloak; act, section of a play or opera, (ayakta) web, (ses) pitch, (Konuşma Dili) cataract (in the eye), act, curtain hung at a window, doek, web, webbing (between the toes of some birds), theat. (an) act (of a play), curtain; screen; act; pitch; cataract; partition, curtain, drape, drapery, movie screen, screen, drapes,

1 curtain  isim     ts
2 episode  isim     ts
3 blind     ts
4 screen  isim     ts
5 mus. pitch     ts
6 key  isim     ts
7 screen; veil     ts
8 etc     ts
9 mus. fret (of a stringed instrument)     ts
10 cataract  isim     ts
11 window curtain  İnşaat     ts
12 shutter     ts
13 baffle  Askeri,Havacılık     ts
14 bulkhead  Askeri     ts
15 cloak  isim     ts
16 incident  Tiyatro     ts
17 drapery  isim     ts
18 lambrequin     ts
19 pall     ts
20 reredos     ts
21 theater curtain     ts
22 tone  isim     ts
23 damper     ts
24 drape  Tekstil     ts
25 fret     ts
26 shade     ts
27 cover     ts
28 any of the ridges of wood or metal on a fingerboard of a guitar     ts
29 lute     ts
30 webbed     ts
31 (sahne) drop     ts
32 tone; fret     ts
33 episode; (Music) key     ts
34 on the stage of a theater     ts
35 cloak; act     ts
36 section of a play or opera     ts
37 (ayakta) web     ts
38 (ses) pitch     ts
39 (Konuşma Dili) cataract (in the eye)     ts
40 act     ts
41 curtain hung at a window     ts
42 doek     ts
43 web, webbing (between the toes of some birds)     ts
44 theat. (an) act (of a play)     ts
45 curtain; screen; act; pitch; cataract; partition     ts
46 curtain, drape, drapery     ts
47 movie screen, screen     ts
48 drapes     ts
More results

Bir sahne eserinin büyük bölümlerinden her biri, Ekran, sinema perdesi, Tıb: Aksu, Mc: Gaflet. Basiretsizlik. (Bak: Esbabperest.), f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey, Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi, ZILL, mizar, BERZAH, gergi, hicap, SİTR, HÂCİB, Pes perde, Utanma duygusu, Görüşü engellemek için özellikle pencerelerin önüne yerleştirilen çeşitli örtüler, Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi, Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey, Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer, r müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi, Aksu. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri:"Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti, Doğruyu görmeye engel olan şey, Seste pes perde:"Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeğe başladı."- A. Mithat, Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar, Katarakt, aksu, akbasma, İki yeri birbirinden ayıran bölme, Görüşü, ışığı engellemek veya bir şeyi gizlemek için bir açıklığın önüne gerilen örtü:"Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü."- Y. K. Karaosmanoğlu. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. İki yeri birbirinden ayıran bölme:"Duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu."- M. Ş. Esendal, Görüşü, ışığı engellemek veya bir şeyi gizlemek için bir açıklığın önüne gerilen örtü, Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri,

49 Bir sahne eserinin büyük bölümlerinden her biri     ts
50 Ekran, sinema perdesi     ts
51 Tıb: Aksu     ts
52 Mc: Gaflet. Basiretsizlik. (Bak: Esbabperest.)     ts
53 f. Kapı, pencere gibi yerlere asılan veya iki yeri birbirinden ayıran, görünmeğe mâni olan şey     ts
54 Mc: Irz, namus, iffet.* Bir müzik parçasını meydana getiren seslerden herbirinin kalınlık veya incelik derecesi     ts
55 ZILL     ts
56 mizar     ts
57 BERZAH     ts
58 gergi     ts
59 hicap     ts
60 SİTR     ts
61 HÂCİB     ts
62 Pes perde     ts
63 Utanma duygusu     ts
64 Görüşü engellemek için özellikle pencerelerin önüne yerleştirilen çeşitli örtüler     ts
65 Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi     ts
66 Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey     ts
67 Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer     ts
68 r müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi     ts
69 Aksu. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri:"Oyunun üç perdesi de böyle alkışlar içinde geçti     ts
70 Doğruyu görmeye engel olan şey     ts
71 Seste pes perde:"Sonra da ince ve çok acıklı bir perdeden şarkı söylemeğe başladı."- A. Mithat     ts
72 Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar     ts
73 Katarakt, aksu, akbasma     ts
74 İki yeri birbirinden ayıran bölme     ts
75 Görüşü, ışığı engellemek veya bir şeyi gizlemek için bir açıklığın önüne gerilen örtü:"Perdeleri nasıl kendi eliyle pencerelere taktığını ... düşündü."- Y. K. Karaosmanoğlu. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. İki yeri birbirinden ayıran bölme:"Duvarın önüne çekilen tahta perdeye yapıştırılmış ilanlara bakıyordu."- M. Ş. Esendal     ts
76 Görüşü, ışığı engellemek veya bir şeyi gizlemek için bir açıklığın önüne gerilen örtü     ts
77 Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada perde kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. perde kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan perde kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.