The whole sky lit up and there was an explosion.
- Bütün gökyüzü aydınlandı,bir patlama vardı.
The population explosion is a serious problem.
- Nüfus patlaması, ciddi bir sorundur
The volcanic eruption threatened the village.
- Volkanik patlama köyü tehdit etti.
Famine followed upon the eruption of the volcano.
- Yanardağ patlamasını kıtlık izledi.
The day before Thanksgiving, the supermarkets are full to bursting.
- Şükran Günü'nden bir önceki gün süpermarketler patlamaya hazır.
The buds began to burst.
- Tomurcuklar patlamaya başladı.
Tom was injured in the blast.
- Tom patlamada yaralandı.
The blast destroyed everything.
- Patlama her şeyi tahrip etti.
The puncture wound was very deep and had to be examined for infection.
- Patlama yarası çok derindi ve enfeksiyon için muayene edilmesi gerekiyordu.
Yesterday, an explosion occurred at the fireworks factory.
- Dün havai fişek fabrikasında bir patlama oldu.
Last night an explosion took place at a fireworks factory.
- Dün gece havai fişek fabrikasında bir patlama meydana geldi.
Sami's business was booming.
- Sami'nin işi patlama yaşıyordu.
The cellar-door flew open with a booming sound.
- Kiler kapısı bir patlama sesi ile açıldı.
There was a loud bang.
- Yüksek sesli bir patlama oldu.
The dynamite went off with a bang.
- Dinamit bir patlama ile ses çıkardı.