İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
alacaklılarını oyala..
alacaklıları oyalama..
birini boş vaatlerle..
boş vaatlerle birini..
düşmanı oyalamak
hile ile oyalamak
kenarını oyalamak
kendini olmayacak um..
kendini oyalamak
kendisini bir şeyle ..
saçma soru sorarak b..
uygun zamanı bekleye..
 
oyalamakadd into favorites
TR    

amuse, embroider, put off, delay, divert, entertain, temporize, waste smb.'s time, string along, stall, stall off, trifle, to distract, keep (someone) busy; to divert, amuse, distract attention, gain time, to put (someone) off with trumped-up excuses, to detain (someone) (so that he is delayed in doing something), to detain, to put sb off, to gain time; to divert, to distract (sb's) attention, temporise, diversion, delayed, distraction,

1 amuse     ts
2 embroider  fiil     ts
3 put off     ts
4 delay  fiil     ts
5 divert  fiil     ts
6 entertain  fiil     ts
7 temporize  fiil     ts
8 waste smb.'s time     ts
9 string along     ts
10 stall  fiil     ts
11 stall off     ts
12 trifle     ts
13 to distract, keep (someone) busy; to divert, amuse     ts
14 distract attention     ts
15 gain time     ts
16 to put (someone) off with trumped-up excuses     ts
17 to detain (someone) (so that he is delayed in doing something)     ts
18 to detain, to put sb off, to gain time; to divert, to distract (sb's) attention     ts
19 temporise     ts
20oyalama diversion     ts
21oyalama delayed  sıfat     ts
22oyalama distraction     ts
More results

avutmak, bekletmek, eğlemek, meşgul etmek, Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek, Oya ile süslemek, Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek:"Gazino varmış / Denize karşı / Beni oyalarmış / Dükkânlarıyla çarşı."- B. Necatigil, Vakit kazanmak için aldatmak, Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek:"Biz onu eğlendirdiğimiz kadar o da bizi oyalamıştı."- F. R. Atay, Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek, Oyalamak işi:"Bilirim bu oyalama usullerini."- R. H. Karay, Oyalamak işi,

23 avutmak     ts
24 bekletmek     ts
25 eğlemek     ts
26 meşgul etmek     ts
27 Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek     ts
28 Oya ile süslemek     ts
29 Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek:"Gazino varmış / Denize karşı / Beni oyalarmış / Dükkânlarıyla çarşı."- B. Necatigil     ts
30 Vakit kazanmak için aldatmak     ts
31 Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek:"Biz onu eğlendirdiğimiz kadar o da bizi oyalamıştı."- F. R. Atay     ts
32 Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek     ts
33OYALAMA Oyalamak işi:"Bilirim bu oyalama usullerini."- R. H. Karay     ts
34oyalama Oyalamak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada oyalamak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. oyalamak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan oyalamak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.