İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
'de ortak olmak
../../ ODGP sayılı K..
aktif olarak görev a..
aktif olmayan ortak
arap ortak pazarı
avrupa ortak pazarı
Avrupa Ortak Sığınma..
ayrılan ortak
başlangıç ücreti düş..
bir buluşun ortak mü..
bir firmada aktif ol..
bir firmaya ortak ol..
bir firmaya ortak ol..
bir firmaya ortak ol..
bir geminin ortak ma..
bir girişimde biriyl..
biriyle arkadaş / or..
biriyle ortak çıkar ..
bir işe ortak olmak
bir işte daha çok pa..
bir malın ortak mali..
bir ortak tarafından..
bir suça ortak olmak
bir yapıtın ortak ya..
birçok kişinin ortak..
bir çok kişinin orta..
bir şeyden ortak yar..
bir şeye ortak zilye..
bir şey üzerinde ort..
bir şirkete ortak ol..
ortak ad
ortak akil
ortak alan
ortak amaç
ortak arkadaş
ortak arz
ortak değer
ortak dil
ortak donanım
ortak duygu
ortak etmek
ortak farkındalık
ortak güvenlik
ortak hareket etmek
ortak hesap
ortak iş
ortak karar
ortak kullanmak
ortak kullanım
ortak miras
ortak mirasçı
ortak mod
ortak nokta
ortak ol
ortak olarak
ortak olmak
ortak payda
ortak pazar
ortak program
ortak tarım politika..
ortak yer
ortak yön
ortak yönetim
ortak zemin
ortak zorunlu ders
ortak çaba
ortak çalışma
ortak çıkar
ortak özellik
ortak şirket
 
ortakadd into favorites
TR    

common, partner, associate, mutual, joint, partner, associate; common, shared, joint, mutual, communal, collective, corporate, corporate, mate, party, identic, collective, cooperator, conjunct, associated, co-partner, combined, part owner, shareholding, copartner, collaborator, sympathetic, sidekick, cosignatory, commutual, comprehensive, shareholder, privy, fellow, stockholder, pard, dormant partner, interested, consociate, (karar) agreed, concerted, communal, cooperative, in common, spouse, public, co_partner, fellow wife (in a polygamous household), collective, common, joint, associated, partner , common (adj), partner; associate, common, held in common, shared, covalent,

1 common  sıfat     ts
2 partner     ts
3 associate  isim     ts
4 mutual  sıfat     ts
5 joint     ts
6 partner, associate; common, shared, joint, mutual, communal, collective, corporate     ts
7 corporate     ts
8 mate  isim     ts
9 party  isim     ts
10 identic     ts
11 collective  sıfat     ts
12 cooperator  isim     ts
13 conjunct  sıfat     ts
14 associated     ts
15 co-partner  Ticaret     ts
16 combined  Politika, Siyaset     ts
17 part owner  Ticaret     ts
18 shareholding  Ticaret     ts
19 copartner  isim     ts
20 collaborator  isim     ts
21 sympathetic  sıfat     ts
22 sidekick  isim     ts
23 cosignatory     ts
24 commutual     ts
25 comprehensive     ts
26 shareholder  isim     ts
27 privy  isim     ts
28 fellow  sıfat     ts
29 stockholder  Kanun     ts
30 pard  isim     ts
31 dormant partner     ts
32 interested     ts
33 consociate     ts
34 (karar) agreed     ts
35 concerted     ts
36 communal     ts
37 cooperative     ts
38 in common     ts
39 spouse     ts
40 public     ts
41 co_partner     ts
42 fellow wife (in a polygamous household)     ts
43 collective, common, joint, associated  Hukuk     ts
44 partner , common (adj)     ts
45 partner; associate     ts
46 common, held in common, shared     ts
47 covalent  Biyokimya     ts
More results

müşterek, şerik, Yeniçeri ocağından emekli olanlara verilen ad, Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek, Kuma, Kuma:"Kendi üstüne bir ortağın getirilmesi Emeti'nin pek ziyade gücüne gitmişti."- E. E. Talu, Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek:"Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür."- N. Cumalı, Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar, Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar:"Bırakın ortağıma bir telefon edeyim."- H. Taner,

48 müşterek     ts
49 şerik     ts
50 Yeniçeri ocağından emekli olanlara verilen ad     ts
51 Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek     ts
52 Kuma     ts
53 Kuma:"Kendi üstüne bir ortağın getirilmesi Emeti'nin pek ziyade gücüne gitmişti."- E. E. Talu     ts
54 Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek:"Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür."- N. Cumalı     ts
55 Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar     ts
56 Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar:"Bırakın ortağıma bir telefon edeyim."- H. Taner     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ortak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ortak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ortak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.