centre, hub, center, headquarters, station, navel, focal, bosom, centerline, center on, on center, omphalos, head office, centrically, centrical, centric, chief office, center,centre, hotbed, omphaloe, root, kentron, centrum, exchange, nerve center, origin, headquarters, main office (of a firm), governmental administrative center (for a region), center (centre), centre, registered office, seat, headquarters, centre [Brit.], centre, center; headquarters, central office, head office; administrative centre; police station karakol, administrative centre, center point, registered office, hub of, home base, central, core,
1
centre isim
ts
2
hub isim
ts
3
center
ts
4
headquarters
ts
5
station isim
ts
6
navel
ts
7
focal
ts
8
bosom
ts
9
centerline
ts
10
center on
ts
11
on center
ts
12
omphalos
ts
13
head office
ts
14
centrically
ts
15
centrical
ts
16
centric
ts
17
chief office
ts
18
center,centre
ts
19
hotbed
ts
20
omphaloe
ts
21
root
ts
22
kentron
ts
23
centrum
ts
24
exchange
ts
25
nerve center
ts
26
origin
ts
27
headquarters, main office (of a firm)
ts
28
governmental administrative center (for a region)
ts
29
center (centre)
ts
30
centre, registered office, seat, headquarters Hukuk
ts
31
centre [Brit.]
ts
32
centre, center; headquarters, central office, head office; administrative centre; police station karakol
Geo: Dairenin orta noktası. Çaplarının kesim noktası, Şubeleri bulunan bir teşkilâtın idâre olunduğu ve emir veren yeri, makamı. Bir şeyin en işlek yeri. Teşkilât olan yerin en yüksek makamı, (Rekz. den) Bir şeyin ortası. Vasat. Yol. Durum, vaziyet. Hal, suret, özek, KÜRSİ, üs, bir şeyin ortası, bir şeyin en işlek yeri, Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer, Polis karakolu, Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası, Bir ülkenin, bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri, Belirli bir yerin ortası, Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer:"İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Polis karakolu:"Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim."- A.Gündüz, Biçim, durum, yol, Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek, Bir işin öğretildiği yer,
40
Geo: Dairenin orta noktası. Çaplarının kesim noktası
ts
41
Şubeleri bulunan bir teşkilâtın idâre olunduğu ve emir veren yeri, makamı. Bir şeyin en işlek yeri. Teşkilât olan yerin en yüksek makamı
Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası
ts
50
Bir ülkenin, bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
ts
51
Belirli bir yerin ortası
ts
52
Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer:"İki harp esnasında, burası kolay kazançların, vurgunculuğun en işlek merkezlerinden biriydi."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
53
Polis karakolu:"Sizi merkezimize gönderip tevkif ettireceğim."- A.Gündüz
ts
54
Biçim, durum, yol
ts
55
Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada merkez kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. merkez kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan merkez kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.