İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
5 . ci madde'ye girm..
aksırtıcı madde
aktif madde
akıcı madde
alerji meydana getir..
ametal madde
ana madde
antikor üreten madde
antiseptik madde
artık madde
arındırıcı madde
atık madde
ağartıcı madde
ağır teçhizat; yükse..
aşındırıcı madde
bakterileri yok edic..
balık öldürücü madde
basılı madde
bağlayıcı madde
bağışıklık sağlayan ..
bedensel madde
beynin merkezi deki ..
bir anlaşmaya eklene..
bir kaptan sıvı madd..
birkaç sorunla ilgil..
bir madde ile dolu y..
bir sözleşmeye bir m..
bir sözleşmeye madde..
bir şeyin bileşimine..
bir şeyin terkibine ..
etken madde
madde 1
madde bağımlılığı
madde başı
madde başı sözcük
madde imli
madde işareti
madde katmak
madde madde
madde madde bildirme..
madde madde yazmak
madde no
madde tanıma
madde x' de yer alan..
madde yapısı
 
maddeadd into favorites
TR    

material, matter, substance, stuff, item, clause, matter, substance; material; stuff; entry; clause, article, paragraph; subject, article, materia, stipulate, goods, agent, entry, questlon, thang, metal, object, particular, count, medium, matter, substance, material, component; ingredient, entry, item (in a list), article, item, clause, substance, material, (anlaşma) proviso, clause, article, section, paragraph (of a law or contract), question, matter, topic, paragraph, proviso, concern, commodity, material or physical things (as opposed to spiritual things), body, subject,

1 material  isim     ts
2 matter  isim     ts
3 substance  isim     ts
4 stuff  isim     ts
5 item  isim     ts
6 clause     ts
7 matter, substance; material; stuff; entry; clause, article, paragraph; subject     ts
8 article     ts
9 materia  Tıp     ts
10 stipulate     ts
11 goods     ts
12 agent  Gıda,Tıp     ts
13 entry  isim     ts
14 questlon     ts
15 thang     ts
16 metal     ts
17 object     ts
18 particular     ts
19 count     ts
20 medium     ts
21 matter, substance     ts
22 material, component; ingredient     ts
23 entry, item (in a list)     ts
24 article, item, clause, substance, material  Hukuk     ts
25 (anlaşma) proviso     ts
26 clause, article, section, paragraph (of a law or contract)     ts
27 question, matter, topic     ts
28 paragraph     ts
29 proviso     ts
30 concern     ts
31 commodity     ts
32 material or physical things (as opposed to spiritual things)     ts
33 body     ts
34 subject     ts
More results

Bend, fıkra, kısım, İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey, Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara, Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan, Asıl, esas, cevher, mâye, VATAR, Öge, unsur, Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm, İleri sürülen sorun, Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri, Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm:"Kanun tatbikatında merhamet bilmez, Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri:"Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel. İleri sürülen sorun, Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım, Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne:"Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır."- N. Cumalı. Öge, unsur, Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar, Suçları maddeleriyle ölçer, Para, mal vb. ile ilgili şey,

35 Bend, fıkra, kısım     ts
36 İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey     ts
37 Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara     ts
38 Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan     ts
39 Asıl, esas, cevher, mâye     ts
40 VATAR     ts
41 Öge, unsur     ts
42 Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm     ts
43 İleri sürülen sorun     ts
44 Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne     ts
45 Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri     ts
46 Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm:"Kanun tatbikatında merhamet bilmez     ts
47 Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri:"Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel. İleri sürülen sorun     ts
48 Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım     ts
49 Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne:"Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır."- N. Cumalı. Öge, unsur     ts
50 Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar     ts
51 Suçları maddeleriyle ölçer     ts
52 Para, mal vb. ile ilgili şey     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada madde kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. madde kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan madde kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.