Bend, fıkra, kısım, İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey, Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara, Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan, Asıl, esas, cevher, mâye, VATAR, Öge, unsur, Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm, İleri sürülen sorun, Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri, Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm:"Kanun tatbikatında merhamet bilmez, Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri:"Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel. İleri sürülen sorun, Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım, Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne:"Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır."- N. Cumalı. Öge, unsur, Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar, Suçları maddeleriyle ölçer, Para, mal vb. ile ilgili şey,
35
Bend, fıkra, kısım
ts
36
İlm-i Kelâmda: His âzâmız üzerine bir takım muayyen ihtisâsât husule getiren veya getirebilen, her şey
ts
37
Tıb: Çıbanın içinde hasıl olan yara
ts
38
Zahir duygularla hissedilen, ruhâni olmayıp, ağırlığı olan, cismâni bulunan
ts
39
Asıl, esas, cevher, mâye
ts
40
VATAR
ts
41
Öge, unsur
ts
42
Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
ts
43
İleri sürülen sorun
ts
44
Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne
ts
45
Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
ts
46
Yasa, sözleşme, antlaşma gibi metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm:"Kanun tatbikatında merhamet bilmez
ts
47
Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri:"Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel. İleri sürülen sorun
ts
48
Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım
ts
49
Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne:"Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır."- N. Cumalı. Öge, unsur
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada madde kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. madde kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan madde kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.