İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm, dal, Giysinin kolu saran bölümü, Ön ayağın üst bölümü, Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri, Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, karakol, devriye, İş takımı, ekip, grup, şube, dal, Flasaların bir tarafa bükülmeisi sonucu halatta elde edilen elemanlar, Avcılıkta gözetleme deliğinin çevresine ve bu giden yolun iki yanına konan çalı çırpı, Dizi, düzen, Kanat, Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal, Giysinin kolu saran bölümü:"Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu."- O. C. Kaygılı, Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü, Makinelerde tutup çevirmeye veya çekmeye yarayan ağaç veya metal parça, Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü, Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, karakol, devriye:"Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu, Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş, Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça, Rahatça eğlenebilirlerdi."- R. H. Karay. İş takımı, ekip, grup:"Öteki koldaki iki hamlacıdan birisi acınacak bir zayıflıktaydı."- S. F. Abasıyanık,
69
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm
ts
70
dal
ts
71
Giysinin kolu saran bölümü
ts
72
Ön ayağın üst bölümü
ts
73
Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri
ts
74
Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, karakol, devriye
ts
75
İş takımı, ekip, grup
ts
76
şube, dal
ts
77
Flasaların bir tarafa bükülmeisi sonucu halatta elde edilen elemanlar
ts
78
Avcılıkta gözetleme deliğinin çevresine ve bu giden yolun iki yanına konan çalı çırpı
ts
79
Dizi, düzen
ts
80
Kanat
ts
81
Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal
ts
82
Giysinin kolu saran bölümü:"Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu."- O. C. Kaygılı
ts
83
Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü
ts
84
Makinelerde tutup çevirmeye veya çekmeye yarayan ağaç veya metal parça
ts
85
Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü
ts
86
Güvenliği sağlamak amacıyla dolaşan polis, jandarma veya asker topluluğu, karakol, devriye:"Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu
ts
87
Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş
ts
88
Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça
ts
89
Rahatça eğlenebilirlerdi."- R. H. Karay. İş takımı, ekip, grup:"Öteki koldaki iki hamlacıdan birisi acınacak bir zayıflıktaydı."- S. F. Abasıyanık
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kol kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kol kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kol kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.