İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
açık kanıt
açık kanıt / beyyine
bağımsız kanıt
belge biçimindeki ka..
belgelenmiş kanıt
belgesel kanıt
belirgin kanıt
bir kanıt ileri sürm..
bir kanıt ileri sürm..
birçok kanıt getirme..
davacının iddiasını ..
destekleyici kanıt
dolaysız kanıt
ek kanıt
elinde bir ifadeyi d..
esas kanıt
gerçek kanıt
geçerli kanıt
görünürde kanıt
gözle görülür kanıt
hiçbir kanıt yok
ikinci derecede kanı..
ikincil kanıt
ikna edici kanıt
ileri sürülen sağlam..
inandırıcı kanıt
inandırıcı kanıt gös..
kanıt gösterme
kanıt göstermek
kanıt isteyen
kanıt listesi
kanıt niteliğinde sö..
kanıt olarak gösterm..
kanıt olma
kanıt olmak
kanıt oluşturan
kanıt rakamı
kanıt sunmak
kanıt türünden
çürütücü kanıt
çürütülemeyecek kanı..
çıkarsanan kanıt
 
kanıtadd into favorites
TR    

evidence, proof, argument, demonstration, case, supporting document, pledge, theorem, testimonial, attest, testify, voucher, convincing proof, averment, confirmation, log. premise, evidence, proof, evidence, proof delil,

1 evidence  isim     ts
2 proof  isim     ts
3 argument  isim     ts
4 demonstration  isim     ts
5 case  isim     ts
6 supporting document     ts
7 pledge     ts
8 theorem     ts
9 testimonial     ts
10 attest  Ticaret     ts
11 testify     ts
12 voucher  Kanun     ts
13 convincing proof     ts
14 averment  isim     ts
15 confirmation     ts
16 log. premise     ts
17 evidence, proof     ts
18 evidence, proof delil     ts
More results

burhan, delil, argüman, Gerekli ve zorunlu sonuca ulaşan bir muhakemenin dayandığı gerçek, Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanı verici belge, delil, Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil, Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanı verici belge, delil:"Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi."- Ç. Altan, Kanı verici öge; anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, Ümidi tamamen sönmüş. Ye'se düşmüş, ümitsiz, kederli, hüzünl,

19 burhan     ts
20 delil     ts
21 argüman     ts
22 Gerekli ve zorunlu sonuca ulaşan bir muhakemenin dayandığı gerçek     ts
23 Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanı verici belge, delil     ts
24 Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil     ts
25 Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey     ts
26 Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanı verici belge, delil:"Kanıtı gazetenin ikinci sayfasındaki damızlık haberiydi."- Ç. Altan     ts
27 Kanı verici öge; anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey     ts
28KANIT Ümidi tamamen sönmüş. Ye'se düşmüş, ümitsiz, kederli, hüzünl     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kanıt kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kanıt kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kanıt kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.