state in the central United States, Kan su Kan River T'a k'o la ma kan Sha mo, The Abysmal Trigram with direction north and number 1, Intuition For kan-intuition to work, one must experience a creative tension stemming from single-minded concentration on the work in progress This opens the way for a higher power, kami, to enter the process, a GAP3 package for computing Kan extensions of actions of categories by Anne Heyworth (Leicester), water (eight triagrams), head, is a Japanese unit of weight equalling one thousand momme, or 3 75 kilograms, To know; to ken, (v rt ) to desire, prefer, select (Herb , k124); cl 1 & 2, See Khan, warmed saké,
26
state in the central United States
ts
27
Kan su Kan River T'a k'o la ma kan Sha mo
ts
28
The Abysmal Trigram with direction north and number 1
ts
29
Intuition For kan-intuition to work, one must experience a creative tension stemming from single-minded concentration on the work in progress This opens the way for a higher power, kami, to enter the process
ts
30
a GAP3 package for computing Kan extensions of actions of categories by Anne Heyworth (Leicester)
ts
31
water (eight triagrams)
ts
32
head
ts
33
is a Japanese unit of weight equalling one thousand momme, or 3 75 kilograms
ts
34
To know; to ken
ts
35
(v rt ) to desire, prefer, select (Herb , k124); cl 1 & 2
numan, TAMUR, NU'MAN, hun, dem, Mâden ocağı, Kuyu. Kaynak, Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse, f. Bir şeyin menbaı, Maden ocağı veya kuyusu, Ağaç mobilyanın köşe kısmı, Soy, Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı, Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı:"Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı."- Ö. Seyfettin, Maden kuyusu, Maden ocağı,
38
numan
ts
39
TAMUR
ts
40
NU'MAN
ts
41
hun
ts
42
dem
ts
43
KÂN
Mâden ocağı
ts
44
KÂN
Kuyu. Kaynak
ts
45
KÂN
Bir keyfiyetin. (niteliğin) bol olarak bulunduğu kimse
ts
46
KÂN
f. Bir şeyin menbaı
ts
47
Maden ocağı veya kuyusu
ts
48
Ağaç mobilyanın köşe kısmı
ts
49
Soy
ts
50
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
ts
51
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı:"Cebinden çıkardığı mendille ellerine bulaşan kanları silerek haykırdı."- Ö. Seyfettin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kan kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kan kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kan kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.