stay, remain, be, if it were left up to (someone). Kalsın, come to, exist, fail, abide, cease, lie, to be, leave, dwell, refuge, put up, devolve, be left over, bed, continue, rest with, keep to, to be postponed, wait, sojourn, survive, tarry, room, stand, sleep, be left, stay at, to stay, flunk, keep, be postponed, stop, to remain, to remain; to be left; to be left behind; to be left over; to stay; to put up; to stick around; to be, to spend time; (sınavda) to fail; (yağmur, vb.) to stop, to cease; to be postponed (to/until); to fall to (sb); to descend from sb/sth, to be inherited, to remain, be left; to be left over, fall to, descend from, be inherited from, hover over, inherited from, rest, postponed, left, I've decided I don't want it. kalır yeri olmamak to be at least as good as, Let's leave it for the time being, to fail (a class), to come to a halt, reach a standstill, to stay (in a place temporarily), (for a matter) to be entrusted to (someone), (for something) to be left to (someone) by (someone else), if you ask (my/his/her) opinion, to be content with, go no further than. kala kala only ..., no more than ... (is left): Gelmesine kala kala bir gün kaldı. There's only one day left until she comes. kaldı ki moreover, furthermore. kalsa/kalırsa, to be kept from doing (something), spend time, staying, remaining from, remaining, survival, handed down, abode, dating from, remaining, staying, handed down from, inherited from, arrearage, left from, remaining from, staying; remaining; remaining from; handed down (from); dating from, handed down from,
1
stay
ts
2
remain fiil
ts
3
be
ts
4
if it were left up to (someone). Kalsın
ts
5
come to
ts
6
exist
ts
7
fail fiil
ts
8
abide
ts
9
cease
ts
10
lie
ts
11
to be
ts
12
leave fiil
ts
13
dwell
ts
14
refuge fiil
ts
15
put up
ts
16
devolve fiil
ts
17
be left over
ts
18
bed fiil
ts
19
continue fiil
ts
20
rest with
ts
21
keep to
ts
22
to be postponed
ts
23
wait fiil
ts
24
sojourn
ts
25
survive fiil
ts
26
tarry fiil
ts
27
room fiil
ts
28
stand fiil
ts
29
sleep fiil
ts
30
be left
ts
31
stay at
ts
32
to stay
ts
33
flunk
ts
34
keep fiil
ts
35
be postponed
ts
36
stop
ts
37
to remain Hukuk
ts
38
to remain; to be left; to be left behind; to be left over; to stay; to put up; to stick around; to be, to spend time; (sınavda) to fail; (yağmur, vb.) to stop, to cease; to be postponed (to/until); to fall to (sb); to descend from sb/sth, to be inherited
ts
39
to remain, be left; to be left over
ts
40
fall to
ts
41
descend from
ts
42
be inherited from
ts
43
hover over
ts
44
inherited from
ts
45
rest
ts
46
postponed
ts
47
left
ts
48
I've decided I don't want it. kalır yeri olmamak to be at least as good as
ts
49
Let's leave it for the time being
ts
50
to fail (a class)
ts
51
to come to a halt, reach a standstill
ts
52
to stay (in a place temporarily)
ts
53
(for a matter) to be entrusted to (someone)
ts
54
(for something) to be left to (someone) by (someone else)
ts
55
if you ask (my/his/her) opinion
ts
56
to be content with, go no further than. kala kala only ..., no more than ... (is left): Gelmesine kala kala bir gün kaldı. There's only one day left until she comes. kaldı ki moreover, furthermore. kalsa/kalırsa
ts
57
to be kept from doing (something)
ts
58
spend time
ts
59
kalma
staying
ts
60
kalma
remaining from
ts
61
kalma
remaining
ts
62
kalma
survival isim
ts
63
kalma
handed down
ts
64
kalma
abode
ts
65
kalma
dating from
ts
66
kalma
remaining, staying
ts
67
kalma
handed down from, inherited from
ts
68
kalma
arrearage isim
ts
69
kalma
left from, remaining from
ts
70
kalma
staying; remaining; remaining from; handed down (from); dating from
Miras olarak geçmek, kalınmak, durmak, Varlığını korumak, sürdürmek, Oturmak, yaşamak, eğleşmek, Konaklamak, konmak, Oyalanmak, vakit geçirmek, Belirtilen miktarda bulunmak, Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek, İşlemez, yürümez duruma gelmek, Sınırlanmak, bitmemek, Olmak, herhangi bir durumda bulunmak, Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak, Görevi veya yetkisi içinde olmak, düşmek, durumu itibarıyla aşağı seviyede bulunmak, Kök veya gövdeleri sonuna -e / -a ve -ip eki almış fiillerle sürerlik bildiren birleşik fiiller oluşturur, Geriye atılmak, ertelenmek, Sınıf geçmemek, Sınırlanmak, bitmemek:"Amasya'da iken karşılaştığımız vaziyet yalnız Şeyh Recep Vakası ile kalmadı."- Atatürk, Hayatını sürdürmek, yaşamak, Varlığını korumak, sürdürmek:"Eniştemizin iptidai kalmış huyları da vardı."- A. Ş. Hisar, Oyalanmak, vakit geçirmek:"Kısa bir süre tezgâhın önünde kaldı."- N. Cumalı, Oturmak, yaşamak, eğleşmek:"Tam beş sene benimle beraber kaldı."- S. F. Abasıyanık, Konaklamak, konmak:"Hemen karargâha yerleşmezsem, ne geri dönebilir, ne de otelde kalabilirdim."- F. R. Atay, Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek:"Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı."- T. Buğra, Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak:"Arabada yalnız dört çocuk kalmıştı."- O. C. Kaygılı, Sınıf geçmemek. İşlemez, yürümez duruma gelmek, Geriye atılmak, ertelenmek:"Mahkeme ayın on sekizine kaldı."- S. F. Abasıyanık, Yetinmek, Olmak, herhangi bir durumda bulunmak:"Fatma'nın yemek çantası olmasaydı, dün aç kalmıştık."- F. R. Atay, Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak:"Refika, valide, iki kerime kaldık mı biz iki bin kuruş tekaüt maaşına."- H. Taner, Yapamamak, Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak, Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek, Herhangi bir durumu sürdürmek, Kalmak işi, Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan,
72
Miras olarak geçmek
ts
73
kalınmak
ts
74
durmak
ts
75
Varlığını korumak, sürdürmek
ts
76
Oturmak, yaşamak, eğleşmek
ts
77
Konaklamak, konmak
ts
78
Oyalanmak, vakit geçirmek
ts
79
Belirtilen miktarda bulunmak
ts
80
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek
ts
81
İşlemez, yürümez duruma gelmek
ts
82
Sınırlanmak, bitmemek
ts
83
Olmak, herhangi bir durumda bulunmak
ts
84
Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak
ts
85
Görevi veya yetkisi içinde olmak, düşmek, durumu itibarıyla aşağı seviyede bulunmak
ts
86
Kök veya gövdeleri sonuna -e / -a ve -ip eki almış fiillerle sürerlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
ts
87
Geriye atılmak, ertelenmek
ts
88
Sınıf geçmemek
ts
89
Sınırlanmak, bitmemek:"Amasya'da iken karşılaştığımız vaziyet yalnız Şeyh Recep Vakası ile kalmadı."- Atatürk
ts
90
Hayatını sürdürmek, yaşamak
ts
91
Varlığını korumak, sürdürmek:"Eniştemizin iptidai kalmış huyları da vardı."- A. Ş. Hisar
ts
92
Oyalanmak, vakit geçirmek:"Kısa bir süre tezgâhın önünde kaldı."- N. Cumalı
ts
93
Oturmak, yaşamak, eğleşmek:"Tam beş sene benimle beraber kaldı."- S. F. Abasıyanık
ts
94
Konaklamak, konmak:"Hemen karargâha yerleşmezsem, ne geri dönebilir, ne de otelde kalabilirdim."- F. R. Atay
ts
95
Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek:"Sıkı sıkı kucakladı ve öylece kaldı."- T. Buğra
ts
96
Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak:"Arabada yalnız dört çocuk kalmıştı."- O. C. Kaygılı
ts
97
Sınıf geçmemek. İşlemez, yürümez duruma gelmek
ts
98
Geriye atılmak, ertelenmek:"Mahkeme ayın on sekizine kaldı."- S. F. Abasıyanık
ts
99
Yetinmek
ts
100
Olmak, herhangi bir durumda bulunmak:"Fatma'nın yemek çantası olmasaydı, dün aç kalmıştık."- F. R. Atay
ts
101
Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak:"Refika, valide, iki kerime kaldık mı biz iki bin kuruş tekaüt maaşına."- H. Taner
ts
102
Yapamamak
ts
103
Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak
ts
104
Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek
ts
105
Herhangi bir durumu sürdürmek
ts
106
kalma
Kalmak işi
ts
107
kalma
Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kalmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kalmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kalmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.