İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
aldatmacalı üç kabuk..
böcek kanadını saran..
dikenli kabuk
dökülmüş kabuk
dış kabuk
helezoni kabuk ucu
iç kabuk
kabuk ayıklama
kabuk ayırma
kabuk bağlama
kabuk bağlamak
kabuk bağlamış
kabuk belge
kabuk bilimi
kabuk böcekleri
kabuk böceği
kabuk bölgesi
kabuk defleksiyon
kabuk defview
kabuk deskbar
kabuk değiştirme
kabuk değiştirmek
kabuk dökme
kabuk dökmek
kabuk döküntüsü
kabuk gibi
kabuk gibi kuru
kabuk giderme
kabuk madde
kabuk sistemi
kabuk soyan
kabuk soyma
kabuk soymak
kabuk soyma makinesi
kabuk soyma tromeli
kabuk soyucu
kabuk sınanıyor
kabuk teçhizatı
kabuk tutarak
kabuk tutma
kabuk tutmak
kabuk tutmuş
kabuk tutmuş kar
kabuk tutturmak
kabuk yakma kazanı
kabuk yapısı
kabuk yönetim
kabuk yükü
kabuk çatlağı
kabuk çukuru
kabuk çıkarma
kabuk çıkartma
kara kabuk midyesi
kızarmış kabuk
sert kabuk
soyulmuş kabuk
soyulmuş kabuk parça..
 
kabukadd into favorites
TR    

covering, crust, skin, peel, jacket, shell, mantle, bark, integument, crustal, husk, incrustation, coat, carapace, Cortes, cast, cortex, encrustation, scab, clamshell, cowrie, incrustations, peelings, valve, shucks, crusta, squama, scale, rine, scurf, shuck, rind, (Anatomi) cortex, hull, (shellfish) shell, rind, peel, skin, hull (of a fruit); pod, husk (of a vegetable or grain); shell (of a nut), eggshell, scab (of a wound), paring, cover, outer covering, cover; (ağaç) bark; (meyve, sebze) pod, rind, peel, shell, skin, jacket; peelings" " soyuntu; skin, scale, shell, carapace; (yeryüzü) crust; (yara) scab, (yara) eschar, (hayvan) carapace, (bakla vs.) pod, (kuruyemiş) nutshell, (midye vb.) shell, cockle, cockleshell, pod,

1 covering     ts
2 crust  isim     ts
3 skin     ts
4 peel  isim     ts
5 jacket  isim     ts
6 shell     ts
7 mantle  isim     ts
8 bark     ts
9 integument  isim     ts
10 crustal     ts
11 husk  isim     ts
12 incrustation  isim     ts
13 coat  isim     ts
14 carapace     ts
15 Cortes  isim     ts
16 cast  fiil     ts
17 cortex  Anatomi     ts
18 encrustation  isim     ts
19 scab  isim     ts
20 clamshell     ts
21 cowrie     ts
22 incrustations     ts
23 peelings     ts
24 valve     ts
25 shucks     ts
26 crusta  Anatomi     ts
27 squama  isim     ts
28 scale  isim     ts
29 rine     ts
30 scurf  isim     ts
31 shuck  isim     ts
32 rind  isim     ts
33 (Anatomi) cortex     ts
34 hull     ts
35 (shellfish) shell     ts
36 rind, peel, skin, hull (of a fruit); pod, husk (of a vegetable or grain); shell (of a nut)     ts
37 eggshell     ts
38 scab (of a wound)     ts
39 paring     ts
40 cover     ts
41 outer covering, cover; (ağaç) bark; (meyve, sebze) pod, rind, peel, shell, skin, jacket; peelings" " soyuntu; skin, scale, shell, carapace; (yeryüzü) crust; (yara) scab     ts
42 (yara) eschar     ts
43 (hayvan) carapace     ts
44 (bakla vs.) pod     ts
45 (kuruyemiş) nutshell     ts
46 (midye vb.) shell     ts
47 cockle     ts
48 cockleshell     ts
49 pod     ts
More results

Bir şeyin dışındaki sert örtü, kışır, Bazı hayvanların katı mahfazaları, SELİHA, KIRF, kışır, kavkı, f. Yuva. Kuş yuvası, Nesneyi örten dış katman, Toprak yüzünde, kimi madensel ve örgensel özdeklerin yığılıp sertleşmesiyle oluşan ince katman, Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri, Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı, Bir sıvı veya atmosferi dıştan saran, sert katman, Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü, Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı:"Herhâlde kabuklu bir deniz hayvanının kabuğu kesmiş olacak."- S. F. Abasıyanık, Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm, Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır, Bir kimseyi başkalarıyla ilişki kurmaktan uzaklaştıran şey,

50 Bir şeyin dışındaki sert örtü, kışır     ts
51 Bazı hayvanların katı mahfazaları     ts
52 SELİHA     ts
53 KIRF     ts
54 kışır     ts
55 kavkı     ts
56KÂBUK f. Yuva. Kuş yuvası     ts
57 Nesneyi örten dış katman     ts
58 Toprak yüzünde, kimi madensel ve örgensel özdeklerin yığılıp sertleşmesiyle oluşan ince katman     ts
59 Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri     ts
60 Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı     ts
61 Bir sıvı veya atmosferi dıştan saran, sert katman     ts
62 Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü     ts
63 Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı:"Herhâlde kabuklu bir deniz hayvanının kabuğu kesmiş olacak."- S. F. Abasıyanık     ts
64 Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm     ts
65 Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır     ts
66 Bir kimseyi başkalarıyla ilişki kurmaktan uzaklaştıran şey     ts
More results

dökmek deri,

67 dökmek deri     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kabuk kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kabuk kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kabuk kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.