İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
abliyi kaçırmak
abliyi kaçırmak/bıra..
afyonla sersemletip ..
aklını kaçırmak
akılıni kaçırmak
alt ına kaçırmak
altına kaçırmak
ağzından kaçırmak
ağzından laf kaçırma..
ağzından sır kaçırma..
ağız ından kaçırmak
ağızınin tadını kaçı..
baklayı ağzından kaç..
bebek kaçırmak
bir dersi kaçırmak
bir dizgicinin hatas..
bir fırsatı elden ka..
bir fırsatı kaçırmak
birini hapisten kaçı..
bir randevuyu kaçırm..
bir çocuğu kaçırmak
bir şeyi hesaba katm..
borç isteyenleri ürk..
doz unu kaçırmak
dozunu kaçırmak
döviz kaçırmak
düşmanı kaçırmak
elden kaçırmak
eğlencenin tadını ka..
çocuk kaçırmak
 
kaçırmakadd into favorites
TR    

miss, hijack, kidnap, to cause to escape; (otobüs) to miss; (fırsat) to miss, to let sth slip, to throw sth away, to miss out (on sth); (adam) to kidnap, to abduct; (uçak) to hijack; (çorap) to ladder; to smuggle; to steal, to walk away with; to drive/frighten (sb) away; to le üşütmek, snatch, blow, make off with, ooze, lose, let escape, exude, ladder, give off, slip, thrown away, smuggle, frighten away, go off the rails, carry, steal, dampen, abduction, throw away, bleed, run, shuffle, drive, ravish, rape, spirit away, spoil, throw, abduct, whisk, put to flight, to overlook, miss, omit, (fırsat) miss, let slip, to evade (taxes), to smuggle, to cause (someone) to go away, to kidnap; to abduct, carry off; to hijack; to steal, to carry (something) to an extreme, take (something) too far, to leak (oil, water, gas); to lose (electricity), to go mad, go off one's nut, to miss seeing (a person, because he has left), to miss (a vehicle, a chance), (kuş) flush, (iştah) put off, pass up, (neşesini) chill, leak, to put an end to, spoil, upset (one's sleep, pleasure, peace of mind), to help (someone) escape; to let (someone) escape, (for someone) to wet or soil (his/her underwear), evasion, skyjacking, letting escape, embezzling, smuggling, hijacking, kidnapping, kidnaping, missing, kidnapping; abduction; hijacking,

1 miss  fiil     ts
2 hijack  fiil     ts
3 kidnap     ts
4 to cause to escape; (otobüs) to miss; (fırsat) to miss, to let sth slip, to throw sth away, to miss out (on sth); (adam) to kidnap, to abduct; (uçak) to hijack; (çorap) to ladder; to smuggle; to steal, to walk away with; to drive/frighten (sb) away; to le üşütmek     ts
5 snatch  fiil     ts
6 blow     ts
7 make off with     ts
8 ooze  fiil     ts
9 lose  fiil     ts
10 let escape     ts
11 exude  fiil     ts
12 ladder  fiil     ts
13 give off     ts
14 slip  fiil     ts
15 thrown away     ts
16 smuggle     ts
17 frighten away     ts
18 go off the rails     ts
19 carry     ts
20 steal     ts
21 dampen     ts
22 abduction     ts
23 throw away     ts
24 bleed     ts
25 run     ts
26 shuffle  fiil     ts
27 drive     ts
28 ravish  fiil     ts
29 rape  fiil     ts
30 spirit away     ts
31 spoil  fiil     ts
32 throw     ts
33 abduct     ts
34 whisk  fiil     ts
35 put to flight     ts
36 to overlook, miss, omit     ts
37 (fırsat) miss     ts
38 let slip     ts
39 to evade (taxes)     ts
40 to smuggle     ts
41 to cause (someone) to go away     ts
42 to kidnap; to abduct, carry off; to hijack; to steal     ts
43 to carry (something) to an extreme, take (something) too far     ts
44 to leak (oil, water, gas); to lose (electricity)     ts
45 to go mad, go off one's nut     ts
46 to miss seeing (a person, because he has left)     ts
47 to miss (a vehicle, a chance)     ts
48 (kuş) flush     ts
49 (iştah) put off     ts
50 pass up     ts
51 (neşesini) chill     ts
52 leak     ts
53 to put an end to, spoil, upset (one's sleep, pleasure, peace of mind)     ts
54 to help (someone) escape; to let (someone) escape     ts
55 (for someone) to wet or soil (his/her underwear)     ts
56kaçırma evasion  isim     ts
57kaçırma skyjacking     ts
58kaçırma letting escape     ts
59kaçırma embezzling     ts
60kaçırma smuggling  isim     ts
61kaçırma hijacking     ts
62kaçırma kidnapping     ts
63kaçırma kidnaping     ts
64kaçırma missing     ts
65kaçırma kidnapping; abduction; hijacking     ts
More results

Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak:"Büyükçe bir kız hemen onu kucaklayıp mektebin avlusuna kaçırmıştı."- O. C. Kaygılı, kaldırmak, Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak, Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak, Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak, Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak, Sızdırmak, Yarışan bir koşucu diğer bir koşucu tarafından hızla geçilip arayı açmak, İstemeyerek abdestini yapmak, Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek, Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek, Birini veya bir şeyi göstermemek, Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek, Zor kullanarak yanında götürmek, Bir işi belirlenen zamanda yapamamak, Yararlanamamak, Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak, Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek, Delirmek, Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek:"Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım."- H. Taner, Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak, Kaçırmak işi,

66 Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak:"Büyükçe bir kız hemen onu kucaklayıp mektebin avlusuna kaçırmıştı."- O. C. Kaygılı     ts
67 kaldırmak     ts
68 Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak     ts
69 Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak     ts
70 Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak     ts
71 Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak     ts
72 Sızdırmak     ts
73 Yarışan bir koşucu diğer bir koşucu tarafından hızla geçilip arayı açmak     ts
74 İstemeyerek abdestini yapmak     ts
75 Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek     ts
76 Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek     ts
77 Birini veya bir şeyi göstermemek     ts
78 Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek     ts
79 Zor kullanarak yanında götürmek     ts
80 Bir işi belirlenen zamanda yapamamak     ts
81 Yararlanamamak     ts
82 Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak     ts
83 Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek     ts
84 Delirmek     ts
85 Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek:"Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım."- H. Taner     ts
86 Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak     ts
87kaçırma Kaçırmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kaçırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kaçırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kaçırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.