miss, hijack, kidnap, to cause to escape; (otobüs) to miss; (fırsat) to miss, to let sth slip, to throw sth away, to miss out (on sth); (adam) to kidnap, to abduct; (uçak) to hijack; (çorap) to ladder; to smuggle; to steal, to walk away with; to drive/frighten (sb) away; to le üşütmek, snatch, blow, make off with, ooze, lose, let escape, exude, ladder, give off, slip, thrown away, smuggle, frighten away, go off the rails, carry, steal, dampen, abduction, throw away, bleed, run, shuffle, drive, ravish, rape, spirit away, spoil, throw, abduct, whisk, put to flight, to overlook, miss, omit, (fırsat) miss, let slip, to evade (taxes), to smuggle, to cause (someone) to go away, to kidnap; to abduct, carry off; to hijack; to steal, to carry (something) to an extreme, take (something) too far, to leak (oil, water, gas); to lose (electricity), to go mad, go off one's nut, to miss seeing (a person, because he has left), to miss (a vehicle, a chance), (kuş) flush, (iştah) put off, pass up, (neşesini) chill, leak, to put an end to, spoil, upset (one's sleep, pleasure, peace of mind), to help (someone) escape; to let (someone) escape, (for someone) to wet or soil (his/her underwear), evasion, skyjacking, letting escape, embezzling, smuggling, hijacking, kidnapping, kidnaping, missing, kidnapping; abduction; hijacking,
1
miss fiil
ts
2
hijack fiil
ts
3
kidnap
ts
4
to cause to escape; (otobüs) to miss; (fırsat) to miss, to let sth slip, to throw sth away, to miss out (on sth); (adam) to kidnap, to abduct; (uçak) to hijack; (çorap) to ladder; to smuggle; to steal, to walk away with; to drive/frighten (sb) away; to le üşütmek
ts
5
snatch fiil
ts
6
blow
ts
7
make off with
ts
8
ooze fiil
ts
9
lose fiil
ts
10
let escape
ts
11
exude fiil
ts
12
ladder fiil
ts
13
give off
ts
14
slip fiil
ts
15
thrown away
ts
16
smuggle
ts
17
frighten away
ts
18
go off the rails
ts
19
carry
ts
20
steal
ts
21
dampen
ts
22
abduction
ts
23
throw away
ts
24
bleed
ts
25
run
ts
26
shuffle fiil
ts
27
drive
ts
28
ravish fiil
ts
29
rape fiil
ts
30
spirit away
ts
31
spoil fiil
ts
32
throw
ts
33
abduct
ts
34
whisk fiil
ts
35
put to flight
ts
36
to overlook, miss, omit
ts
37
(fırsat) miss
ts
38
let slip
ts
39
to evade (taxes)
ts
40
to smuggle
ts
41
to cause (someone) to go away
ts
42
to kidnap; to abduct, carry off; to hijack; to steal
ts
43
to carry (something) to an extreme, take (something) too far
ts
44
to leak (oil, water, gas); to lose (electricity)
ts
45
to go mad, go off one's nut
ts
46
to miss seeing (a person, because he has left)
ts
47
to miss (a vehicle, a chance)
ts
48
(kuş) flush
ts
49
(iştah) put off
ts
50
pass up
ts
51
(neşesini) chill
ts
52
leak
ts
53
to put an end to, spoil, upset (one's sleep, pleasure, peace of mind)
Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak:"Büyükçe bir kız hemen onu kucaklayıp mektebin avlusuna kaçırmıştı."- O. C. Kaygılı, kaldırmak, Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak, Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak, Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak, Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak, Sızdırmak, Yarışan bir koşucu diğer bir koşucu tarafından hızla geçilip arayı açmak, İstemeyerek abdestini yapmak, Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek, Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek, Birini veya bir şeyi göstermemek, Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek, Zor kullanarak yanında götürmek, Bir işi belirlenen zamanda yapamamak, Yararlanamamak, Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak, Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek, Delirmek, Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek:"Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım."- H. Taner, Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak, Kaçırmak işi,
66
Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak:"Büyükçe bir kız hemen onu kucaklayıp mektebin avlusuna kaçırmıştı."- O. C. Kaygılı
ts
67
kaldırmak
ts
68
Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak
ts
69
Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak
ts
70
Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak
ts
71
Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak
ts
72
Sızdırmak
ts
73
Yarışan bir koşucu diğer bir koşucu tarafından hızla geçilip arayı açmak
ts
74
İstemeyerek abdestini yapmak
ts
75
Futbol veya basketbolda savunduğu oyuncuyu boş bırakmak, pas almasına fırsat vermek
ts
76
Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek
ts
77
Birini veya bir şeyi göstermemek
ts
78
Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek
ts
79
Zor kullanarak yanında götürmek
ts
80
Bir işi belirlenen zamanda yapamamak
ts
81
Yararlanamamak
ts
82
Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak. Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek, aşırmak
ts
83
Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek
ts
84
Delirmek
ts
85
Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak. Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek:"Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım."- H. Taner
ts
86
Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada kaçırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. kaçırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan kaçırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.