İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bu pek tepeden inme ..
derece derece çıkma ..
inme eğilimi
inme gelmek
inme inmek
inme istasyonu
inme parıldağı
inme pencere
kızaktan inme ağırlı..
madene inme
süzülerek inme
tepeden inme
tepe den inme
trenden inme
yarı inme
yere inme
çıkarma bölgesi, inm..
 
inmeadd into favorites

fall, stroke, landing, paralysis, seizure, prolapse, apoplexy, descending, palsy, descent, descending; stroke, paralysis, apoplexy, palsy; ebb tide, going down, descent, going down, water, sinking, stepping down, drop, debarkation, deflation, stroke; paralysis, get off, descend, go down, to go down, to come down, to climb down, to descend; (araba, vb.) to get off, to get out of, to alight; (at, bisiklet, vb.) to dismount; (fiyat, vb) to go down, to reduce; (yere) to land; (inme) to attack, to strike, (for an airplane) to land (at), come down, land, alight, to go down, to be paralyzed in (a part of the body), sink, dismount, decrease, climb down, take off, slope down, pile out, dip, get out of, fail, subside into, step out, fall away, ease off, light, step off, step down, drop off, to reduce the price, to go down, come down, descend, deflate, to get off (an airplane, bus, ship, train); to get out of (a car); to dismount (from a horse), to stay (at a hotel), ebb, land on, of, disembark, (for a structure, wall) to collapse, to recede, diminish, decrease, die down, slang to hit, strike (someone), (for prices) to fall, debark,

1 fall  isim     ts
2 stroke     ts
3 landing     ts
4 paralysis     ts
5 seizure  isim     ts
6 prolapse     ts
7 apoplexy  isim     ts
8 descending     ts
9 palsy     ts
10 descent, descending; stroke, paralysis, apoplexy, palsy; ebb tide     ts
11 going down     ts
12 descent, going down     ts
13 water     ts
14 sinking     ts
15 stepping down     ts
16 drop     ts
17 debarkation     ts
18 deflation     ts
19 stroke; paralysis     ts
20inmek get off     ts
21inmek descend  fiil     ts
22inmek go down     ts
23inmek to go down, to come down, to climb down, to descend; (araba, vb.) to get off, to get out of, to alight; (at, bisiklet, vb.) to dismount; (fiyat, vb) to go down, to reduce; (yere) to land; (inme) to attack, to strike     ts
24inmek (for an airplane) to land (at)     ts
25inmek come down     ts
26inmek land     ts
27inmek alight     ts
28inmek to go down     ts
29inmek to be paralyzed in (a part of the body)     ts
30inmek sink     ts
31inmek dismount  fiil     ts
32inmek decrease  fiil     ts
33inmek climb down     ts
34inmek take off  fiil     ts
35inmek slope down     ts
36inmek pile out     ts
37inmek dip     ts
38inmek get out of     ts
39inmek fail     ts
40inmek subside into     ts
41inmek step out     ts
42inmek fall away     ts
43inmek ease off  fiil     ts
44inmek light  fiil     ts
45inmek step off     ts
46inmek step down     ts
47inmek drop off     ts
48inmek to reduce the price     ts
49inmek to go down, come down, descend     ts
50inmek deflate     ts
51inmek to get off (an airplane, bus, ship, train); to get out of (a car); to dismount (from a horse)     ts
52inmek to stay (at a hotel)     ts
53inmek ebb     ts
54inmek land on     ts
55inmek of     ts
56inmek disembark     ts
57inmek (for a structure, wall) to collapse     ts
58inmek to recede, diminish, decrease, die down     ts
59inmek slang to hit, strike (someone)     ts
60inmek (for prices) to fall     ts
61inmek debark     ts
More results

Felç, inme, İnmek işi, Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, t. Nüzul, tenezzül, Nüzul, felç, sekte, felç, Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak, Sayısı azalmak:"Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir."- R. N. Güntekin, Uzamak, ulaşmak:"Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu."- Ö. Seyfettin, Gitmek, varmak, Ağmak, Yıkılmak, Uzamak, ulaşmak, Sayısı azalmak, Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak, İnme gelmek, Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak:"Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara..."- Ç. Altan, Konaklamak, Vurmak, Değeri düşmek, Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak:"Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü."- P. Safa, Yukarıdan aşağıya doğru gelmek, çıkmak karşıtı, Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak:"Hey gidi gençlik hey! Unutulmaz günlerdi onlar, Dağ, tepe gibi yüksek bir yerden gelmek, Yenikapı'ya, meyhanelere indik mi şöyle bir..."- A. İlhan, Fiyatı düşürmek, Alçalıp eski durumuna dönmek, Konaklamak:"Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi."- H. E. Adıvar, SAYB, DÜRUR,

62 Felç, inme     ts
63 İnmek işi     ts
64 Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul     ts
65 t. Nüzul, tenezzül     ts
66 Nüzul, felç, sekte     ts
67 felç     ts
68inmek Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak     ts
69inmek Sayısı azalmak:"Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir."- R. N. Güntekin     ts
70inmek Uzamak, ulaşmak:"Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu."- Ö. Seyfettin     ts
71inmek Gitmek, varmak     ts
72inmek Ağmak     ts
73inmek Yıkılmak     ts
74inmek Uzamak, ulaşmak     ts
75inmek Sayısı azalmak     ts
76inmek Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak     ts
77inmek İnme gelmek     ts
78inmek Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak:"Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara..."- Ç. Altan     ts
79inmek Konaklamak     ts
80inmek Vurmak     ts
81inmek Değeri düşmek     ts
82inmek Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak:"Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü."- P. Safa     ts
83inmek Yukarıdan aşağıya doğru gelmek, çıkmak karşıtı     ts
84inmek Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak:"Hey gidi gençlik hey! Unutulmaz günlerdi onlar     ts
85inmek Dağ, tepe gibi yüksek bir yerden gelmek     ts
86inmek Yenikapı'ya, meyhanelere indik mi şöyle bir..."- A. İlhan     ts
87inmek Fiyatı düşürmek     ts
88inmek Alçalıp eski durumuna dönmek     ts
89inmek Konaklamak:"Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi."- H. E. Adıvar     ts
90İnmek SAYB     ts
91İnmek DÜRUR     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada inme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. inme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan inme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.