fall, stroke, landing, paralysis, seizure, prolapse, apoplexy, descending, palsy, descent, descending; stroke, paralysis, apoplexy, palsy; ebb tide, going down, descent, going down, water, sinking, stepping down, drop, debarkation, deflation, stroke; paralysis, get off, descend, go down, to go down, to come down, to climb down, to descend; (araba, vb.) to get off, to get out of, to alight; (at, bisiklet, vb.) to dismount; (fiyat, vb) to go down, to reduce; (yere) to land; (inme) to attack, to strike, (for an airplane) to land (at), come down, land, alight, to go down, to be paralyzed in (a part of the body), sink, dismount, decrease, climb down, take off, slope down, pile out, dip, get out of, fail, subside into, step out, fall away, ease off, light, step off, step down, drop off, to reduce the price, to go down, come down, descend, deflate, to get off (an airplane, bus, ship, train); to get out of (a car); to dismount (from a horse), to stay (at a hotel), ebb, land on, of, disembark, (for a structure, wall) to collapse, to recede, diminish, decrease, die down, slang to hit, strike (someone), (for prices) to fall, debark,
to go down, to come down, to climb down, to descend; (araba, vb.) to get off, to get out of, to alight; (at, bisiklet, vb.) to dismount; (fiyat, vb) to go down, to reduce; (yere) to land; (inme) to attack, to strike
ts
24
inmek
(for an airplane) to land (at)
ts
25
inmek
come down
ts
26
inmek
land
ts
27
inmek
alight
ts
28
inmek
to go down
ts
29
inmek
to be paralyzed in (a part of the body)
ts
30
inmek
sink
ts
31
inmek
dismount fiil
ts
32
inmek
decrease fiil
ts
33
inmek
climb down
ts
34
inmek
take off fiil
ts
35
inmek
slope down
ts
36
inmek
pile out
ts
37
inmek
dip
ts
38
inmek
get out of
ts
39
inmek
fail
ts
40
inmek
subside into
ts
41
inmek
step out
ts
42
inmek
fall away
ts
43
inmek
ease off fiil
ts
44
inmek
light fiil
ts
45
inmek
step off
ts
46
inmek
step down
ts
47
inmek
drop off
ts
48
inmek
to reduce the price
ts
49
inmek
to go down, come down, descend
ts
50
inmek
deflate
ts
51
inmek
to get off (an airplane, bus, ship, train); to get out of (a car); to dismount (from a horse)
Felç, inme, İnmek işi, Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul, t. Nüzul, tenezzül, Nüzul, felç, sekte, felç, Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak, Sayısı azalmak:"Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir."- R. N. Güntekin, Uzamak, ulaşmak:"Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu."- Ö. Seyfettin, Gitmek, varmak, Ağmak, Yıkılmak, Uzamak, ulaşmak, Sayısı azalmak, Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak, İnme gelmek, Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak:"Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara..."- Ç. Altan, Konaklamak, Vurmak, Değeri düşmek, Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak:"Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü."- P. Safa, Yukarıdan aşağıya doğru gelmek, çıkmak karşıtı, Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak:"Hey gidi gençlik hey! Unutulmaz günlerdi onlar, Dağ, tepe gibi yüksek bir yerden gelmek, Yenikapı'ya, meyhanelere indik mi şöyle bir..."- A. İlhan, Fiyatı düşürmek, Alçalıp eski durumuna dönmek, Konaklamak:"Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi."- H. E. Adıvar, SAYB, DÜRUR,
62
Felç, inme
ts
63
İnmek işi
ts
64
Vücudun bir bölümünde hareket ve hissetmenin kalkması, felç, nüzul
ts
65
t. Nüzul, tenezzül
ts
66
Nüzul, felç, sekte
ts
67
felç
ts
68
inmek
Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak
ts
69
inmek
Sayısı azalmak:"Evvelden daha çok olduğumuzu zannettiğim hâlde sayımız son günlerde bu miktara inmiştir."- R. N. Güntekin
ts
70
inmek
Uzamak, ulaşmak:"Beyaz taşlardan yapılmış kısa bir duvarın ötesindeki zeytinlik ta vadiye kadar iniyordu."- Ö. Seyfettin
ts
71
inmek
Gitmek, varmak
ts
72
inmek
Ağmak
ts
73
inmek
Yıkılmak
ts
74
inmek
Uzamak, ulaşmak
ts
75
inmek
Sayısı azalmak
ts
76
inmek
Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak
ts
77
inmek
İnme gelmek
ts
78
inmek
Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak:"Gemi baş döndüren zaferli bir gürültüyle indi sulara..."- Ç. Altan
ts
79
inmek
Konaklamak
ts
80
inmek
Vurmak
ts
81
inmek
Değeri düşmek
ts
82
inmek
Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak:"Tramvayın ön tarafından hızla inerken, arkasından bir sesin bağırdığını gördü."- P. Safa
ts
83
inmek
Yukarıdan aşağıya doğru gelmek, çıkmak karşıtı
ts
84
inmek
Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak:"Hey gidi gençlik hey! Unutulmaz günlerdi onlar
ts
85
inmek
Dağ, tepe gibi yüksek bir yerden gelmek
ts
86
inmek
Yenikapı'ya, meyhanelere indik mi şöyle bir..."- A. İlhan
ts
87
inmek
Fiyatı düşürmek
ts
88
inmek
Alçalıp eski durumuna dönmek
ts
89
inmek
Konaklamak:"Samananbarı köyünün en büyük ve gösterişli evine inmişlerdi."- H. E. Adıvar
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada inme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. inme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan inme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.