Kendisine söylenilmek, sem, Kulakla algılamak, duymak, Kendisine söylenilmek:"Gayet sert bir adam olan hesap hocasından boyuna azar işitiyordu."- O. C. Kaygılı, Haber almak, Kulakla algılamak, duymak:"Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu."- H. E. Adıvar, TELAKKUF, EZİN, İşitmek işi, Duyma, sema, Duyma, sema (II):"İnsanoğlunun işitme gücü saniyede üç bin titreşimden öteye eremez."- H. Taner, semi,
14
Kendisine söylenilmek
ts
15
sem
ts
16
Kulakla algılamak, duymak
ts
17
Kendisine söylenilmek:"Gayet sert bir adam olan hesap hocasından boyuna azar işitiyordu."- O. C. Kaygılı
ts
18
Haber almak
ts
19
Kulakla algılamak, duymak:"Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu."- H. E. Adıvar
ts
20
TELAKKUF
ts
21
EZİN
ts
22
işitme
İşitmek işi
ts
23
işitme
Duyma, sema
ts
24
işitme
Duyma, sema (II):"İnsanoğlunun işitme gücü saniyede üç bin titreşimden öteye eremez."- H. Taner
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada işitmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. işitmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan işitmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.