Fık: Allah (C.C.) kendi Zât-ı Ehadiyyetine mahsus bir hayat sıfatı ile muttasıftır. Bu, Hak Teâlâ'nın ilmi ile, irade ve kudret ile ittisafına hâs bir sıfattır. (Bak: Meratib-i hayat) (Hayat, şu kâinatın en ehemmiyetli gayesi.. hem en büyük neticesi.. hem en parlak nuru.. hem en lâtif mâyesi.. hem gayet süzülmüş bir hülâsası.. hem en mükemmel meyvesi.. hem en güzel zineti.. hem sırr-ı vahdeti.. hem rabıta-i ittihadı.. hem en yüksek kemali.. hem en güzel cemali.. hem kem, Dirilik. Canlılık. Yaşama. Sağlık, yaşam, Bir kimsenin tarihî biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi, Canlı varlık; yaşamayı sağlayan şartların bütünü, Meslek ve durum, Avlu, Geçim şartlarının bütünü, Balkon, Yayladaki büyükbaş hayvanların barınağı, iki katlı evlerin giriş bölümü, Eski evlerde salon, Doğumdan ölüme kadar geçen süre, ömür, Doğumla ölüm arasında yaşan süre, ömür:"Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım."- H. F. Ozansoy, Yazgı, kader, Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma, Geçim şartlarının bütünü:"Hayatımı yazılarımla kazanırım."- H. E. Adıvar, Durum:"Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin, Yaşamayı sağlayan şartların bütünü, Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi, Yaşam, dirim, Sundurma, lkon, Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa, Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı,
22
Fık: Allah (C.C.) kendi Zât-ı Ehadiyyetine mahsus bir hayat sıfatı ile muttasıftır. Bu, Hak Teâlâ'nın ilmi ile, irade ve kudret ile ittisafına hâs bir sıfattır. (Bak: Meratib-i hayat) (Hayat, şu kâinatın en ehemmiyetli gayesi.. hem en büyük neticesi.. hem en parlak nuru.. hem en lâtif mâyesi.. hem gayet süzülmüş bir hülâsası.. hem en mükemmel meyvesi.. hem en güzel zineti.. hem sırr-ı vahdeti.. hem rabıta-i ittihadı.. hem en yüksek kemali.. hem en güzel cemali.. hem kem
ts
23
Dirilik. Canlılık. Yaşama. Sağlık
ts
24
yaşam
ts
25
Bir kimsenin tarihî biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi
ts
26
Canlı varlık; yaşamayı sağlayan şartların bütünü
ts
27
Meslek ve durum
ts
28
Avlu
ts
29
Geçim şartlarının bütünü
ts
30
Balkon
ts
31
Yayladaki büyükbaş hayvanların barınağı
ts
32
iki katlı evlerin giriş bölümü
ts
33
Eski evlerde salon
ts
34
Doğumdan ölüme kadar geçen süre, ömür
ts
35
Doğumla ölüm arasında yaşan süre, ömür:"Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım."- H. F. Ozansoy
ts
36
Yazgı, kader
ts
37
Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma
ts
38
Geçim şartlarının bütünü:"Hayatımı yazılarımla kazanırım."- H. E. Adıvar
ts
39
Durum:"Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin
ts
40
Yaşamayı sağlayan şartların bütünü
ts
41
Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi
ts
42
Yaşam, dirim
ts
43
Sundurma
ts
44
lkon
ts
45
Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa
ts
46
Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada hayat kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. hayat kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan hayat kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.