absorb, suck, take up, soak in, blot, soak, suck off, sop up, syphon off, occlude, suck in, siphon off, drink in, adsorb, aspirate, (gaz) occlude, soak up, soaking up, drink, draw, to suck; to absorb, slang to milk, mulct, bleed (someone). eme eme iliğini kurutmak to suck to the very marrow, exhaust (someone). emdiği sütü burnundan getirmek to make (someone) pay heavily (for a misdeed). emdiği sütü haram etmek (for a mother) to curse (her child), suck up, absorption, ingestion, absorptions, intake, sucking, adsorption, myzesis, vacuum, sorption, suction, resorption, inspiration, aspiration, wicking, occlusion, induction, absorbing, assimilate, im bibition, exhaust, inlet valve, admission, imbibition, absorbtion, suction, sucking; absorption; intake,
1
absorb fiil
ts
2
suck
ts
3
take up
ts
4
soak in
ts
5
blot
ts
6
soak fiil
ts
7
suck off
ts
8
sop up
ts
9
syphon off
ts
10
occlude
ts
11
suck in fiil
ts
12
siphon off
ts
13
drink in
ts
14
adsorb fiil
ts
15
aspirate
ts
16
(gaz) occlude
ts
17
soak up
ts
18
soaking up
ts
19
drink
ts
20
draw
ts
21
to suck; to absorb
ts
22
slang to milk, mulct, bleed (someone). eme eme iliğini kurutmak to suck to the very marrow, exhaust (someone). emdiği sütü burnundan getirmek to make (someone) pay heavily (for a misdeed). emdiği sütü haram etmek (for a mother) to curse (her child)
TEMASSUS, MAK', MERD, MEKK, MASD, sorumak, Soğurmak, massetmek, Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak:"Çanağımdaki köpüklü sütü emer gibi içeceğim."- S. F. Abasıyanık, Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek:"Yengemin verdiği karanfili dişlerimle ezip emerek odaya giriyorum."- Y. Z. Ortaç, Uzun süre yararlanmak, Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak, Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek, absorbe, Emmek işi, Borudan akan sıvının oluşturduğu çekiş, Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş, Soğurma, massetme, Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi, Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. bakınız ama, Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi; bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi, Amma, ama,
49
TEMASSUS
ts
50
MAK'
ts
51
MERD
ts
52
MEKK
ts
53
MASD
ts
54
sorumak
ts
55
Soğurmak, massetmek
ts
56
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak:"Çanağımdaki köpüklü sütü emer gibi içeceğim."- S. F. Abasıyanık
ts
57
Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek:"Yengemin verdiği karanfili dişlerimle ezip emerek odaya giriyorum."- Y. Z. Ortaç
ts
58
Uzun süre yararlanmak
ts
59
Dudak, dil ve soluk yardımıyla bir şeyi içine çekmek, somurmak
ts
60
Tükürük yardımıyla eriterek içine çekmek
ts
61
Emme
absorbe
ts
62
emme
Emmek işi
ts
63
emme
Borudan akan sıvının oluşturduğu çekiş
ts
64
emme
Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş
ts
65
emme
Soğurma, massetme
ts
66
emme
Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi
ts
67
emme
Bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi. bakınız ama
ts
68
emme
Petrol ile ilgili işlemlerde bir akışkanın çekilişi; bir deponun böyle bir çekilme ile doldurulması işlemi
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada emmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. emmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan emmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.