İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bulanık basmak
bulanık fikir
bulanık görme
bulanık görmek
bulanık görüntü
bulanık hava
bulanık mantık
bulanık negatif
bulanık suda balık a..
bulanık sular
bulanık süreç
kafası bulanık olma
kafası bulanık olmak
kuşku verecek biçimd..
zihni bulanık
zihni bulanık olmak
 
bulanıkadd into favorites
TR    

fuzzy, blurry, dark, blurred, foggy, hazy, filmy, feculent, cloudy, dim, indistinct, mackled, blur, smear, wooly, turbid, troubled, misty, muddy, murky, cloudily, clouded, out of focus, turbid, muddy, blurred, dim; cloudy, overcast, ambiguously,

1 fuzzy     ts
2 blurry     ts
3 dark  sıfat     ts
4 blurred  sıfat     ts
5 foggy  sıfat     ts
6 hazy  sıfat     ts
7 filmy  sıfat     ts
8 feculent     ts
9 cloudy  sıfat     ts
10 dim     ts
11 indistinct  sıfat     ts
12 mackled     ts
13 blur     ts
14 smear     ts
15 wooly     ts
16 turbid  sıfat     ts
17 troubled  sıfat     ts
18 misty  sıfat     ts
19 muddy  sıfat     ts
20 murky  sıfat     ts
21 cloudily     ts
22 clouded  sıfat     ts
23 out of focus     ts
24 turbid, muddy, blurred, dim; cloudy, overcast     ts
25 ambiguously     ts
More results

EDKEN, EKDER, MÜTEKEDDİR, Adres, Açık seçik görülmeyen, net olmayan, Niteliği tam anlaşılmayan, için, Donuk, anlamsız; fersiz, Açık seçik görünmeyen, net olmayan, Bulutlu, kapalı, Donuk, anlamsız, fersiz (bakış):"Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu."- P. Safa, Niteliği tam anlaşılmayan:"İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum."- Y. K. Karaosmanoğlu, Bulanmış olan, duru olmayan, Bulanmış olan, duru olmayan:"Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı."- F. R. Atay,

26 EDKEN     ts
27 EKDER     ts
28 MÜTEKEDDİR     ts
29 Adres     ts
30 Açık seçik görülmeyen, net olmayan     ts
31 Niteliği tam anlaşılmayan     ts
32 için, Donuk, anlamsız; fersiz     ts
33 Açık seçik görünmeyen, net olmayan     ts
34 Bulutlu, kapalı     ts
35 Donuk, anlamsız, fersiz (bakış):"Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu."- P. Safa     ts
36 Niteliği tam anlaşılmayan:"İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum."- Y. K. Karaosmanoğlu     ts
37 Bulanmış olan, duru olmayan     ts
38 Bulanmış olan, duru olmayan:"Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı."- F. R. Atay     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada bulanık kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. bulanık kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan bulanık kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.