İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
aşağılayıcı barış şa..
barış ablukası
barış amaçlı hediye
barış anlaşması
barış antlaşması
barış antlaşması / p..
barış antlaşması imz..
barış bozan
barış bozma
barış bütçesi
barış delegasyonu
barış derneği
barış diplomasisi
barış dönemi
barış dönemi psikolo..
barış dönemi uygulam..
barış ekonomisi
barış gereksinimleri
barış girişimi
barış girişiminde bu..
barış görevlisi
barış görüşmeleri
barış görüşmelerinde..
barış görüşmesi
barış görüşmesi yapm..
barış görüş olmak
barış gücü
barış güvercini
barış harekatı
barış harekatı; deni..
barış istemek
barış için birlik
barış içinde
barış içinde abluka
barış içinde bir ara..
barış içinde işgal
barış için ortaklık
barış koruma; barış ..
barış ortamı
barış piposu
barış sağlamak
barış sembolü
barış sever
barış sürecini ileri..
barış teklifi
barış uygulama harek..
barış yanlısı
barış yanlısı kimse
barış yapmak
barış zamanı
barış zamanında keşi..
barış zamanı çalışma..
barış çabaları
barış çağrısı
barış çubuğu
barış çubuğunu tüttü..
barış ödülü
Barış İçin Ortaklık ..
 
barışadd into favorites
TR    

peace, concord, 1.peace, peacetime, reconciliation, make peace, peace, concord, reconciliation,

1 peace     ts
2 concord     ts
3 1.peace     ts
4 peacetime     ts
5 reconciliation     ts
6 make peace     ts
7 peace, concord, reconciliation     ts
 

hazar, VİFAK, sulh, Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam, Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh:"Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti."- H. Taner, Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç, Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam:"Devlet işçi işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır."- Anayasa, Barışma işi, Barışma işi:"Biz baba kız biliyorduk ki, bu gibi kaçışlar, bir barışla biter."- M. Ş. Esendal,

8 hazar     ts
9 VİFAK     ts
10 sulh     ts
11 Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam     ts
12 Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh     ts
13 Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh:"Atatürk'ün insan haklarına ve dünya barışına ne kadar saygılı bir lider olduğunu ifade etti."- H. Taner     ts
14 Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç     ts
15 Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam:"Devlet işçi işveren ilişkilerinde çalışma barışının sağlanmasını kolaylaştırıcı ve koruyucu tedbirler alır."- Anayasa     ts
16 Barışma işi     ts
17 Barışma işi:"Biz baba kız biliyorduk ki, bu gibi kaçışlar, bir barışla biter."- M. Ş. Esendal     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada barış kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. barış kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan barış kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.