Definition of bakımı in Turkish English dictionary
- bakım
- maintenance
Tatoeba.org, a language website, was shut down temporarily for maintenance.
- Bir dil web sitesi olan Tatoeba.org bakım için geçici olarak kapatıldı.
Our website is offline for scheduled maintenance.
- Web sayfamız zamanlanmış bakım nedeniyle çevrimdışıdır.
- bakım
- overhaul
- bakım
- care
Taking care of the baby is my job.
- Bebeğin bakımı benim görevim.
Care aged him quickly.
- Bakım onu çabuk yaşlandırdı.
- bakımı için anlaşmak
- farm out
- bakım
- aspect
- bakım
- respect
In that respect, my opinion differs from yours.
- O bakımdan benim görüşüm sizinkinden farklıdır.
In this respect, you're right.
- Bu bakımdan haklısın.
- bakım
- regard
- bakım
- {i} custody
- yüz bakımı
- facial
- çocuk bakımı
- au pair
- bakım
- support
- bakım
- {i} nurture
- bakım
- cure
- bakım
- sicily
- bakım
- treatment
- bakım
- oversight
- bakım
- viewpoint
- bebek bakımı
- (Tıp) infant care
- cilt bakımı
- skin care
- güzellik bakımı
- beauty culture
- hayvan bakımı
- animal care
- hayvan bakımı
- animal breeding
- kademe bakımı
- (Askeri) echelon maintenance
- tekstil bakımı
- (Tekstil) textile care
- yüz bakımı
- facial care
- bakım
- servicing
- bakım
- trust
- bakım
- point of view
- bakım
- charge
- bakım
- greenkeeping
- bakım
- attention
Tom needs to get medical attention.
- Tom'un tıbbi bakım alması gerekiyor.
Tom needs proper medical attention.
- Tom'un uygun tıbbi bakıma ihtiyacı var.
- ağız bakımı
- Oral care
- bakım
- {i} way
Those shadows appeared in a way like giant dinosaurs, with a long neck and a very big jaw without teeth.
- Bir bakıma uzun boyunlu ve dişsiz çok büyük çenesi olan dev dinozorlar gibi şu görüntüler ortaya çıktı.
My sister and I are different in every way.
- Kız kardeşim ve ben her bakımdan farklıyız.
- bakım
- {i} keep
TV is harmful in that it keeps your mind in a passive state.
- TV aklınızı pasif durumda tutması bakımından zararlıdır.
- saç bakımı
- hair repair
- yara temizliği ve bakımı
- wound cleaning and care
- yüz bakımı
- Facial, a beauty treatment for the face
- ayak bakımı
- chiropody
- ayak ve tırnak bakımı
- pedicure
- bakım
- maintenance; care, attention; viewpoint, point of view, respect, way
- bakım
- attention; maintenance
- bakım
- viewpoint, point of view
- bakım
- of nursing
- bakım
- keeping
- bakım
- handling
- bakım
- glance, look
- bakım
- nursing
Tom was put in a nursing home.
- Tom bir bakımevine kondu.
- bakım
- nurse
The blind nurse devoted herself to caring for the elderly.
- Kör hemşire kendini yaşlıların bakımı için adadı.
- bakım
- of care
Babies need a lot of care.
- Bebeklerin bakıma çok ihtiyacı vardır.
- bakım
- care, attention, upkeep
- bakım
- service
I took my car to have it serviced today.
- Bugün arabamı bakım yaptırmaya götürdüm.
The car needs a service.
- Arabanın bakıma ihtiyacı var.
- bakım
- (Hukuk) maintanence
- bakım
- upkeep
- bakım
- attendance
- bakım
- point of view; care
- bakım
- nurseling
- bakım
- {i} nursling
- bakım
- standpoint
He is inclined to look at everything from the standpoint of its practicality and is neither stingy nor extravagant.
- O her şeye pratikliği bakımından bakma eğilimindedir ve ne pinti ne de savurgandır.
- bakım
- aftercare
- birlik bakımı
- (Askeri) organizational maintenance
- birlik bakımı
- (Askeri) operational maintenance
- cilt bakımı
- facial
- cilt bakımı yaptırmak istiyorum
- I want to have a skin treatment
- depo bakımı
- (Askeri) base maintenance
- depolama bakımı
- (Askeri) maintenance-in-storage
- depolama bakımı
- (Askeri) storage maintenance
- dizge bakımı
- (Bilgisayar,Teknik) system maintenance
- diş bakımı
- dental care
- dosya bakımı
- file maintenance
- hizmet bakımı
- (Askeri) operational maintenance
- karayolu bakımı
- highway maintenance
- konaklama bakımı
- overnight check
- otel bakımı
- hotel housekeeping
- otel temizlik ve bakımı
- housekeeping
During the weekends, she does housekeeping as a second job.
- Hafta sonlarında o, ikinci bir iş olarak otel temizlik ve bakımı yapar.
- program bakımı
- (Bilgisayar,Teknik) program maintenance
- sistem bakımı
- system maintenance
- yazılım bakımı
- software maintenance
- yol bakımı
- road maintenance
- yüz bakımı yaptırmak istiyorum
- I would like to have a facial
- çocuk bakımı
- child care
- çocuk bakımı
- child welfare
- çocuk bakımı
- (Hukuk) child-care
- çocuk bakımı yaparak
- au pair