mirror, glass, to mirror, chuck, looking glass, reflector, spider crab, metope, transducer, keyhole, panel, bevel drive, slang perfect, going very well, mirror, looking glass, mirror, looking-glass; (kapı) panel; reflection, telescope, sextant, kneecap (of a horse), smooth water (over an upswell), blade (of an oar), panel (of a door or wainscot), curtain (in a shadow show),
(C.: În) Gözü güzel ve iri olan, LÜCC, gözgü, minzar, mirat, Erden Kıral'ın, birçok ödül kazanmış bir filmi, Atın diz kapağı, Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taşlevha, mir'at, Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey, Küreğin yassıuç bölümü, İyi bir durumda, yolunda, Küreğin yassı uç bölümü, Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha, Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı, Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün, Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda, Karagöz oyununda perde, Atların diz kapağı, Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam, Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey:"Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır."- H. Taner, Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat:"Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum."- T. Buğra,
23
(C.: În) Gözü güzel ve iri olan
ts
24
LÜCC
ts
25
gözgü
ts
26
minzar
ts
27
mirat
ts
28
Erden Kıral'ın, birçok ödül kazanmış bir filmi
ts
29
Atın diz kapağı
ts
30
Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taşlevha
ts
31
mir'at
ts
32
Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
ts
33
Küreğin yassıuç bölümü
ts
34
İyi bir durumda, yolunda
ts
35
Küreğin yassı uç bölümü
ts
36
Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha
ts
37
Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı
ts
38
Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün
ts
39
Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda
ts
40
Karagöz oyununda perde
ts
41
Atların diz kapağı
ts
42
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilâlı ve sırlı cam
ts
43
Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey:"Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır."- H. Taner
ts
44
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat:"Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum."- T. Buğra
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ayna kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ayna kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ayna kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.