stall, counter, stand, bench, counter sink, Conspiracy, plot, trick, a-frame, trick, table, trestle, buck, shipbuilding yard, worktop, the bench, sales booth, conspiracy, loom, collusion, pitch, frame, workbench, loom (used for weaving), stocks, ways, shipway, counter (in a kitchen), counter (long table in a shop or office separating clientele and personnel and over which business transactions are made or food is served); (small, portable) display stand or case (used by street sellers), workbench, bench; loom; counter; shipbuilding yard; conspiracy, trick, (iş) siege,
1
tezgâh
stall isim
ts
2
tezgâh
counter isim
ts
3
tezgâh
stand isim
ts
4
tezgâh
bench
ts
5
counter sink
ts
6
Conspiracy, plot, trick
ts
7
a-frame İnşaat
ts
8
trick
ts
9
table
ts
10
trestle İnşaat
ts
11
buck
ts
12
shipbuilding yard
ts
13
worktop
ts
14
the bench
ts
15
sales booth
ts
16
conspiracy
ts
17
loom
ts
18
collusion
ts
19
tezgâh
pitch
ts
20
tezgâh
frame
ts
21
tezgâh
workbench
ts
22
tezgâh
loom (used for weaving)
ts
23
tezgâh
stocks, ways, shipway
ts
24
tezgâh
counter (in a kitchen)
ts
25
tezgâh
counter (long table in a shop or office separating clientele and personnel and over which business transactions are made or food is served); (small, portable) display stand or case (used by street sellers)
f. Dokuma âleti, Ticaret masası. İş yeri, Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa, Kahve, meyhane vb.de müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe, Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı, Tersane, Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa:"Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu."- R. H. Karay, Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol, Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe:"İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı."- S. F. Abasıyanık. Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı, Uzun masa, dokuma âleti, iş masası; iş yeri,
28
TEZGÂH
f. Dokuma âleti
ts
29
TEZGÂH
Ticaret masası. İş yeri
ts
30
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
ts
31
Kahve, meyhane vb.de müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
ts
32
Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
ts
33
Tersane
ts
34
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa:"Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu."- R. H. Karay
ts
35
Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol
ts
36
Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe:"İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı."- S. F. Abasıyanık. Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada Tezgah kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. Tezgah kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan Tezgah kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.