İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
birkaç çeşit parlak ..
bir çeşit
bir çeşit
bir çeşit av köpeği
bir çeşit borsa sims..
bir çeşit düz ve baz..
bir çeşit düğüm
bir çeşit eşya piyan..
bir çeşit kokteyl
bir çeşit küçük uçak
bir çeşit tavuk nezl..
bir çeşit ördek
bitkileri mahveden b..
envai türlü/çeşitli/..
envai çeşit
eski bir çeşit zar o..
hafif bir çeşit past..
her çeşit
her çeşit insanla te..
her çeşit yürüyüşe a..
her çeşit şey
kurşun ve gülle atan..
kükürtlü birkaç çeşi..
pek sert bir çeşit k..
sürümü olan çeşit ma..
tek çeşit
zengin çeşit
çeşit denemesi
çeşit markası
çeşit çeşit
çeşit özellik belges..
çeşit özellik formu
 
çeşitadd into favorites
TR    

kind, variety, sort, cast, type, item, sort of, class, style, denomination, genre, species, sample, assortment, nature, stripe, make, variation, flavor, hue, version, form, line, description, kind, sort, description, cast, breed; variety; assortment; sample, brand, range, ilk, kind, sort, variety, biol. variety, manner,

1 kind  isim     ts
2 variety  isim     ts
3 sort  isim     ts
4 cast  isim     ts
5 type     ts
6 item  isim     ts
7 sort of     ts
8 class  isim     ts
9 style     ts
10 denomination     ts
11 genre  isim     ts
12 species  isim     ts
13 sample     ts
14 assortment  isim     ts
15 nature     ts
16 stripe  isim     ts
17 make  Spor     ts
18 variation     ts
19 flavor     ts
20 hue     ts
21 version     ts
22 form     ts
23 line  Ticaret     ts
24 description     ts
25 kind, sort, description, cast, breed; variety; assortment; sample     ts
26 brand  Hukuk     ts
27 range     ts
28 ilk     ts
29 kind, sort, variety     ts
30 biol. variety     ts
31 manner  isim     ts
More results

tür, Türlü, BÂC, kalem, tevür, Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik, Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nevi, Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nevi:"Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner, Türlü:"Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı,

32 tür     ts
33 Türlü     ts
34 BÂC     ts
35 kalem     ts
36 tevür     ts
37 Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik     ts
38 Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nevi     ts
39 Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nevi:"Her çeşit insanı kavrayacak bir sunuş tarzı vardı."- H. Taner     ts
40 Türlü:"Bu camilerin her biri başka planda başka çeşittir."- Y. K. Beyatlı     ts
 


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada çeşit kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. çeşit kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan çeşit kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.