MIKDEHA, Kabul edilmeyecek bir şeyi kurnazlıkla kabul ettirmek, Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak, Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti, Sezinlemek, anlamak, farkına varmak, Vurarak sokup yerleştirmek, Çivi ile tutturmak, Parıldamak, ışık vermek, Bir nevi kurabiye, Samsun'da, Abdal Deresi üzerinde, içme suyu temini amacıyla 1985-1988 yılları arasında inşa edilmiş bir baraj, Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası, Anlamak, bilmek, Saplamak, İçki içmek, Saplamak:"Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim."- A. Gündüz, Vurarak sokup yerleştirmek. Çivi ile tutturmak:"İsa'nın ruhu eğer bugün içinden çıkmış olduğu yere inerek bu sahneyi görseydi, kim bilir patriklerini hangi oduna çakardı."- F. R. Atay, Kazık çakıp hayvan bağlamak, Kuruyunca kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı, Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni, Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası:"Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."- B. Felek. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti:"Yolun yören bir bak nasıl aydınlanır / Aşk uğruna çakabilsen çakmağı."- F. Halıcı, Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak, Vurmak, Anlamak, bilmek:"Ay, bu kadın İngilizceden de çakıyor mu?"- N. Araz, Parıldamak, ışık vermek:"Bütün gözler çakar şimşekler gibi parlıyordu."- A. Ş. Hisar, Parasını aldı, tüydü."- S. F. Abasıyanık. İçki içmek, Sezinlemek, anlamak, farkına varmak:"Vallahi çaktı mı çakmadı mı anlayamadım, Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak:"Genç kadın, hanımninesinin odasından çıkınca kibrit çakarak yürüdü."- P. Safa, Sınavda başarısız olmak, Sahte, taklit, hakiki olmayan, orijinal olmayan, Vurup çakarak yapılmış kuyumcu işi, çukurlusuna dişi çakma, kabartmalısına da erkek çakma denir, Çakmak işi, Evin önüne yapılan sundurmanın üstü, Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı, Deri hastalığı, yara, çıban,
50
MIKDEHA
ts
51
Kabul edilmeyecek bir şeyi kurnazlıkla kabul ettirmek
ts
52
Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak
ts
53
Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti
ts
54
Sezinlemek, anlamak, farkına varmak
ts
55
Vurarak sokup yerleştirmek
ts
56
Çivi ile tutturmak
ts
57
Parıldamak, ışık vermek
ts
58
Bir nevi kurabiye
ts
59
Samsun'da, Abdal Deresi üzerinde, içme suyu temini amacıyla 1985-1988 yılları arasında inşa edilmiş bir baraj
ts
60
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası
ts
61
Anlamak, bilmek
ts
62
Saplamak
ts
63
İçki içmek
ts
64
Saplamak:"Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim."- A. Gündüz
ts
65
Vurarak sokup yerleştirmek. Çivi ile tutturmak:"İsa'nın ruhu eğer bugün içinden çıkmış olduğu yere inerek bu sahneyi görseydi, kim bilir patriklerini hangi oduna çakardı."- F. R. Atay
ts
66
Kazık çakıp hayvan bağlamak
ts
67
Kuruyunca kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı
ts
68
Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni
ts
69
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası:"Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."- B. Felek. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti:"Yolun yören bir bak nasıl aydınlanır / Aşk uğruna çakabilsen çakmağı."- F. Halıcı
ts
70
Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak
ts
71
Vurmak
ts
72
Anlamak, bilmek:"Ay, bu kadın İngilizceden de çakıyor mu?"- N. Araz
ts
73
Parıldamak, ışık vermek:"Bütün gözler çakar şimşekler gibi parlıyordu."- A. Ş. Hisar
ts
74
Parasını aldı, tüydü."- S. F. Abasıyanık. İçki içmek
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ÇAKMAK kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ÇAKMAK kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ÇAKMAK kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.