İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ağaç çivi ile çakmak
başsız çivi çakmak
beyininde şimşekler ..
biraz bir şeyler çak..
biraz hukuktan çakma..
bir fikri kafasına ç..
birinin kötü niyetle..
birinin oyunlarını ç..
birinin oyununu çakm..
bir çakmak rica ediy..
bir çiviyi iyice çak..
bir şeyi belleğine ç..
bir şeyi beynine çak..
gazlı çakmak
gözleri çakmak çakma..
gözleri çakmak çakma..
hafızasına çakmak
hulus çakmak
imzayı basmak/çakmak
kafasında şimşek çak..
kafaya çakmak
kav çakmak kutusu
kazık çakmak
çakmak
çakmak 1
çakmak 2
çakmak ateşlemesi
çakmak kutusu
çakmak taşı
çakmak yakmak
çakmak çakmak
çakmak çakmak bloods..
çekiçle vurarak çakm..
çiviyi iyice çakmak
çivi çakmak
 
ÇAKMAKadd into favorites
TR    

lighter, notice, understand, be aware of, device for lighting cigarettes, drive, land, ram, knock in, nail, ground, hammer, flunk, flash, drive in, gaslighter, strike, pound, cigarette lighter, wink, lock, fail, shine, pocket lighter, twig, rumble, root, stick, cotton on to, tack, tack down, pitch, steel for striking on a flint, beetle, (dersten) be ploughed, be plowed, (sınav) spin, carry, lighter, cigarette lighter, cigarette lighter, lighter, Imitation, fake, reproduction, replica, fake, pounding, sham, knock, pounding, nailing, 1.striking, pounding, or driving (something), die used in embossing or stamping, embossing; engraving; stamping,

1 lighter  isim     ts
2 notice     ts
3 understand  fiil     ts
4 be aware of  fiil     ts
5 device for lighting cigarettes     ts
6 drive  fiil     ts
7 land  fiil     ts
8 ram  fiil     ts
9 knock in     ts
10 nail     ts
11 ground  fiil     ts
12 hammer  fiil     ts
13 flunk  fiil     ts
14 flash  fiil     ts
15 drive in     ts
16 gaslighter     ts
17 strike  fiil     ts
18 pound     ts
19 cigarette lighter     ts
20 wink     ts
21 lock  Avcılık     ts
22 fail     ts
23 shine  Denizbilim     ts
24 pocket lighter     ts
25 twig  fiil     ts
26 rumble  fiil     ts
27 root  fiil     ts
28 stick  fiil     ts
29 cotton on to     ts
30 tack  fiil     ts
31 tack down     ts
32 pitch  fiil     ts
33 steel for striking on a flint     ts
34 beetle     ts
35 (dersten) be ploughed     ts
36 be plowed     ts
37 (sınav) spin     ts
38 carry     ts
39 lighter, cigarette lighter     ts
40 cigarette lighter, lighter     ts
41çakma Imitation, fake, reproduction, replica     ts
42çakma fake  Argo     ts
43çakma pounding     ts
44çakma sham  Argo     ts
45çakma knock     ts
46çakma pounding, nailing     ts
47çakma 1.striking, pounding, or driving (something)     ts
48çakma die used in embossing or stamping     ts
49çakma embossing; engraving; stamping     ts
More results

MIKDEHA, Kabul edilmeyecek bir şeyi kurnazlıkla kabul ettirmek, Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak, Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti, Sezinlemek, anlamak, farkına varmak, Vurarak sokup yerleştirmek, Çivi ile tutturmak, Parıldamak, ışık vermek, Bir nevi kurabiye, Samsun'da, Abdal Deresi üzerinde, içme suyu temini amacıyla 1985-1988 yılları arasında inşa edilmiş bir baraj, Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası, Anlamak, bilmek, Saplamak, İçki içmek, Saplamak:"Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim."- A. Gündüz, Vurarak sokup yerleştirmek. Çivi ile tutturmak:"İsa'nın ruhu eğer bugün içinden çıkmış olduğu yere inerek bu sahneyi görseydi, kim bilir patriklerini hangi oduna çakardı."- F. R. Atay, Kazık çakıp hayvan bağlamak, Kuruyunca kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı, Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni, Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası:"Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."- B. Felek. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti:"Yolun yören bir bak nasıl aydınlanır / Aşk uğruna çakabilsen çakmağı."- F. Halıcı, Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak, Vurmak, Anlamak, bilmek:"Ay, bu kadın İngilizceden de çakıyor mu?"- N. Araz, Parıldamak, ışık vermek:"Bütün gözler çakar şimşekler gibi parlıyordu."- A. Ş. Hisar, Parasını aldı, tüydü."- S. F. Abasıyanık. İçki içmek, Sezinlemek, anlamak, farkına varmak:"Vallahi çaktı mı çakmadı mı anlayamadım, Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak:"Genç kadın, hanımninesinin odasından çıkınca kibrit çakarak yürüdü."- P. Safa, Sınavda başarısız olmak, Sahte, taklit, hakiki olmayan, orijinal olmayan, Vurup çakarak yapılmış kuyumcu işi, çukurlusuna dişi çakma, kabartmalısına da erkek çakma denir, Çakmak işi, Evin önüne yapılan sundurmanın üstü, Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı, Deri hastalığı, yara, çıban,

50 MIKDEHA     ts
51 Kabul edilmeyecek bir şeyi kurnazlıkla kabul ettirmek     ts
52 Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak     ts
53 Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti     ts
54 Sezinlemek, anlamak, farkına varmak     ts
55 Vurarak sokup yerleştirmek     ts
56 Çivi ile tutturmak     ts
57 Parıldamak, ışık vermek     ts
58 Bir nevi kurabiye     ts
59 Samsun'da, Abdal Deresi üzerinde, içme suyu temini amacıyla 1985-1988 yılları arasında inşa edilmiş bir baraj     ts
60 Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası     ts
61 Anlamak, bilmek     ts
62 Saplamak     ts
63 İçki içmek     ts
64 Saplamak:"Bir tanesi altısına yeterken, ben altı kurşunu bir tanesine çakıverdim."- A. Gündüz     ts
65 Vurarak sokup yerleştirmek. Çivi ile tutturmak:"İsa'nın ruhu eğer bugün içinden çıkmış olduğu yere inerek bu sahneyi görseydi, kim bilir patriklerini hangi oduna çakardı."- F. R. Atay     ts
66 Kazık çakıp hayvan bağlamak     ts
67 Kuruyunca kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı     ts
68 Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni     ts
69 Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası:"Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."- B. Felek. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti:"Yolun yören bir bak nasıl aydınlanır / Aşk uğruna çakabilsen çakmağı."- F. Halıcı     ts
70 Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak     ts
71 Vurmak     ts
72 Anlamak, bilmek:"Ay, bu kadın İngilizceden de çakıyor mu?"- N. Araz     ts
73 Parıldamak, ışık vermek:"Bütün gözler çakar şimşekler gibi parlıyordu."- A. Ş. Hisar     ts
74 Parasını aldı, tüydü."- S. F. Abasıyanık. İçki içmek     ts
75 Sezinlemek, anlamak, farkına varmak:"Vallahi çaktı mı çakmadı mı anlayamadım     ts
76 Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak:"Genç kadın, hanımninesinin odasından çıkınca kibrit çakarak yürüdü."- P. Safa     ts
77 Sınavda başarısız olmak     ts
78çakma Sahte, taklit, hakiki olmayan, orijinal olmayan     ts
79çakma Vurup çakarak yapılmış kuyumcu işi, çukurlusuna dişi çakma, kabartmalısına da erkek çakma denir     ts
80çakma Çakmak işi     ts
81çakma Evin önüne yapılan sundurmanın üstü     ts
82çakma Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı     ts
83çakma Deri hastalığı, yara, çıban     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ÇAKMAK kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ÇAKMAK kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ÇAKMAK kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.