İngilizce - Türkçe çeviri
Searching in Turkish dictionary
Related:
besleme / ulama düze..
besleme akımı
besleme aparatı
besleme aralığı
besleme basıncı
besleme borusu
besleme deliği
besleme denemesi
besleme deposu
besleme devresi
besleme değeri
besleme düzeni
besleme düzeyi
besleme enerjisi
besleme gerilimi
besleme geçidi
besleme gibi
besleme grubu
besleme gözü
besleme hattı
besleme hunisi
besleme hızı
besleme ile ilgili
besleme kablosu
besleme kanalı
besleme kaynağı
besleme kolaylıkları
besleme kolu
besleme mekanizması
besleme modülü
besleme oluğu
besleme oranı
besleme pistonu
besleme pompası
besleme regülatörü
besleme roketi
besleme sahası
besleme silindiri
besleme silosu
besleme sistemi
besleme supabı
besleme suyu
besleme suyu tankı
besleme süresi
besleme takozu
besleme tankı
besleme tenörü
besleme tertibatı
besleme çarkı
besleme çekişi
besleme çözeltisi
 
beslemeadd into favorites
TR    

Beslemek işi, Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen, Evlatlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek:"Evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştı."- S. M. Alus, besleme kız, beslemelik, Evlâtlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek, Evde büyüyen ve devamlı evde kalan hizmetci kız, TEFNİK, tavlandırmak, Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek, Eklemek, katmak, çoğaltmak, Bir duyguyu gönülde yaşatmak, Yedirmek, Yetiştirmek, Bir duyguyu gönülde yaşatmak:"Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi."- Y. K. Beyatlı, Semirtmek, Yedirmek:"Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti."- H. E. Adıvar, Yiyecek ve içeceğini sağlamak:"Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk."- H. E. Adıvar, Eklemek, katmak, çoğaltmak:"Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı."- N. Cumalı, Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek:"Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırt üstü yattık."- R. N. Güntekin, Maddi yardım yapmak, desteklemek, Yetiştirmek:"Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!"- H. Taner, Yiyecek ve içeceğini sağlamak,

1 Beslemek işi     ts
2 Herhangi bir kuruluşu, onun maddi yardımları dolayısıyla körü körüne destekleyen     ts
3 Evlatlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek:"Evin içinde yaşlı bir kalfa ve bir besleme ile kalmıştı."- S. M. Alus     ts
4 besleme kız     ts
5 beslemelik     ts
6 Evlâtlık olarak alınan, ev işlerinde çalıştırılan kız, beslek     ts
7 Evde büyüyen ve devamlı evde kalan hizmetci kız     ts
8Beslemek TEFNİK     ts
9Beslemek tavlandırmak     ts
10beslemek Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek     ts
11beslemek Eklemek, katmak, çoğaltmak     ts
12beslemek Bir duyguyu gönülde yaşatmak     ts
13beslemek Yedirmek     ts
14beslemek Yetiştirmek     ts
15beslemek Bir duyguyu gönülde yaşatmak:"Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi."- Y. K. Beyatlı     ts
16beslemek Semirtmek     ts
17beslemek Yedirmek:"Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti."- H. E. Adıvar     ts
18beslemek Yiyecek ve içeceğini sağlamak:"Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk."- H. E. Adıvar     ts
19beslemek Eklemek, katmak, çoğaltmak:"Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı."- N. Cumalı     ts
20beslemek Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için, çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek:"Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırt üstü yattık."- R. N. Güntekin     ts
21beslemek Maddi yardım yapmak, desteklemek     ts
22beslemek Yetiştirmek:"Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!"- H. Taner     ts
23beslemek Yiyecek ve içeceğini sağlamak     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Word of the day




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada besleme kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. besleme kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan besleme kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.