to debate, think, muse, hesitate

listen to the pronunciation of to debate, think, muse, hesitate
İngilizce - Türkçe

to debate, think, muse, hesitate teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

deliberate
{s} kasti
deliberate
{s} kasıtlı

Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı. - She looked at me in a deliberate way and left the meeting room.

O, kasıtlı olarak bir çatışmayı provoke etmeye devam etti. - He deliberately kept on provoking a confrontation.

deliberate
{f} tartmak
deliberate
{s} kasıtlı, maksatlı, önceden tasarlanmış
deliberate
{s} tasarlanmış
deliberate
{f} düşün

Onun kasıtlı olduğunu düşünüyor musun? - Do you think that was deliberate?

Jüri üç gün boyunca düşündü. - The jury deliberated for three days.

deliberate
{s} planlanmış
deliberate
{s} emin
deliberate
telaşsız
deliberate
kasıtlı/temkinli
deliberate
{s} ağır
deliberate
{s} temkinli, ölçülü, dikkatli
deliberate
{f} danışmak
deliberate
{f} düşünüp taşınmak, ölçünmek, tartmak
deliberate
{f} görüşmek, müzakere etmek
deliberate
{f} düşünmek
deliberate
{f} üzerinde tartışmak
deliberate
{s} tedbirli
İngilizce - İngilizce
{v} deliberate
to debate, think, muse, hesitate