Erken kalkmaya alışkınım.
- I'm used to getting up early.
Erken kalkmaya alışkınım.
- I'm used to keeping early hours.
Bir üniversite öğrencisi iken öyle yapardın.
- You used to do so when you were a university student.
O, arkadaşlarına karşı zorbalık yapardı.
- He used to bully his friends.
Benim Japon öğretmenim fiil çekimlerini hatırlamamıza yardımcı olan bir şarkı kullanırdı. Hiç kimse gerçekten birlikte söylemezdi.
- My Japanese teacher used to use a song to help us remember verb conjugations. No one really sang along.
O, onun makaleyi yazmak için kullandığı bilgisayardır.
- That's the computer he used to write the article.
Mary, Tom'la evlenmeyi hayal ederdi.
- Mary used to dream about marrying Tom.
O, bana Tom olarak hitap ederdi.
- She used to address me as Tom.
Mary'nin cümleleri İngilizce öğrenmek için kullanılabilir.
- Mary's sentences can be used to learn English.
Kum torbaları sele karşı korumak için geçici bir duvar inşa etmek için kullanılabilir.
- Sandbags can be used to erect a temporary wall to protect against floods.
Kullanılmak istemiyorum.
- I don't want to be used.
Bir hidrofon sualtında kullanılmak üzere tasarlanmış bir mikrofondur.
- A hydrophone is a microphone designed to be used underwater.
Askerler tehlikeye alışıktırlar.
- Soldiers are used to danger.
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.
- Tom isn't used to walking barefooted.
He was shivering a little, for he had always been used to sleeping in a proper bed, and by this time his coat had worn so thin and threadbare from hugging that it was no longer any protection to him.
I used to know a guy from the UK who pronounced mother without the r.
... CROWLEY: We're going to move you along – OBAMA: Used to being interrupted. ...
... he'll give you an example of how social media was used to ...