half, halfway, halves, demi, semi, moiety, quasi, split, semis, halve, unfinished, mezzo, hemi, half past noon, twelve-thirty, half of a, half a: yarım elma half of an apple/half an apple. yarım ekmek half a loaf (of bread). yarım kilo half a kilo, (a) half: İki yarım bir bütün eder. Two halves make a whole, half; unfinished, half-done, half past midnight, twelve-thirty, incomplete, partial, halfway, unsatisfactory, make-shift: yarım iş job that's been poorly done. yarım oda poor thing to call a room/unsatisfactory room, physically disabled (person),
1
half isim
ts
2
halfway
ts
3
halves
ts
4
demi
ts
5
semi
ts
6
moiety
ts
7
quasi
ts
8
split Bilgisayar
ts
9
semis Tıp
ts
10
halve
ts
11
unfinished
ts
12
mezzo
ts
13
hemi
ts
14
half past noon, twelve-thirty
ts
15
half of a, half a: yarım elma half of an apple/half an apple. yarım ekmek half a loaf (of bread). yarım kilo half a kilo
ts
16
(a) half: İki yarım bir bütün eder. Two halves make a whole
ts
17
half; unfinished, half-done
ts
18
half past midnight, twelve-thirty
ts
19
incomplete, partial, halfway, unsatisfactory, make-shift: yarım iş job that's been poorly done. yarım oda poor thing to call a room/unsatisfactory room
NISIF, Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan, Bir bütünün yarısı olan miktar, On iki otuz, Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri, Saatte on iki otuz, Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan:"Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı."- O. C. Kaygılı, Hastalıklı, sakat, sağlıksız, Bir bütünün yarısı olan miktar:"Billahi yarım elmanın yarısı sen, yarısı o..."- S. M. Alus, Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri:"Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç,
21
NISIF Hukuk
ts
22
Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan
ts
23
Bir bütünün yarısı olan miktar
ts
24
On iki otuz
ts
25
Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri
ts
26
Saatte on iki otuz
ts
27
Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan:"Ötekinde de yarım kavala benzeyen kalın bir çığırtma vardı."- O. C. Kaygılı
ts
28
Hastalıklı, sakat, sağlıksız
ts
29
Bir bütünün yarısı olan miktar:"Billahi yarım elmanın yarısı sen, yarısı o..."- S. M. Alus
ts
30
Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri:"Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yarım kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yarım kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yarım kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.