Yanında başkaları olmayarak, Sadece, salt, Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi, Ama, şu kadar ki, ancak, fakat, Yanında başkaları olmayarak:"Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi."- Y. K. Karaosmanoğlu, Sadece, salt:"Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."- F. R. Atay, Yanında başkaları bulunmayan,
43
Yanında başkaları olmayarak
ts
44
Sadece, salt
ts
45
Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi
ts
46
Ama, şu kadar ki, ancak, fakat
ts
47
Yanında başkaları olmayarak:"Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi."- Y. K. Karaosmanoğlu
ts
48
Sadece, salt:"Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."- F. R. Atay
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada yalnız kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. yalnız kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan yalnız kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.