İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
belli bir tavır takı..
birine karşı sahte t..
bir konuda kesin tav..
bir tavır takınmak
bir şeye karşı olums..
ciddi tavır takınmak
grevcilere karşı ene..
hâkimane tavır
inciten söz veya tav..
kendini beğenmiş tav..
kibirli tavır almak
kitlelere karşı takı..
memur tavır ve harek..
olumlu bir tavır tak..
olumsuz bir tavır ta..
olumsuz tavır takınm..
ortak tavır
pasif bir tavır takı..
rahat tavır / hareke..
sade tavır ve hareke..
sahte tavır
sahte tavır takınmak
sevecen tavır
sık sık fikir ve tav..
takınılan tavır
tavır almak
tavır davranış
tavır koymak
tavır satmak
tavır takınmak
ödeme tavır ve harek..
önemli bir tavır tak..
 
tavıradd into favorites
TR    

manner, attitude, behavior, behaviour, form, demeanour, demeanor, port, aspect, air, mien, face, deportment, carriage, behaviour [Brit.], pose, disposition, arrogance, comportment, figure, tone, posture, presence, doings, address, demeanour [Brit.], manner, attitude, behaviour, bearing; arrogance, pose, put on, manner, air, attitude; (facial) expression, airs, affectation, put-on; pose, attitudinizing,

1 manner  isim     ts
2 attitude     ts
3 behavior  isim     ts
4 behaviour  isim     ts
5 form  isim     ts
6 demeanour     ts
7 demeanor  isim     ts
8 port  isim     ts
9 aspect     ts
10 air     ts
11 mien  isim     ts
12 face  isim     ts
13 deportment  isim     ts
14 carriage  isim     ts
15 behaviour [Brit.]     ts
16 pose  isim     ts
17 disposition     ts
18 arrogance     ts
19 comportment     ts
20 figure     ts
21 tone  isim     ts
22 posture  isim     ts
23 presence  isim     ts
24 doings     ts
25 address     ts
26 demeanour [Brit.]     ts
27 manner, attitude, behaviour, bearing; arrogance, pose     ts
28 put on     ts
29 manner, air, attitude; (facial) expression     ts
30 airs, affectation, put-on; pose, attitudinizing     ts
More results

ŞE'N, Durum, davranış, vaziyet, hâl, Büyüklenme, yapma davranış, Durum, davranış, vaziyet, hâl:"Dalgın, düşünceli bir tavırla işini görmeye devam etti."- N. Cumalı, Kader, Miktar, Bir kerre, bir defa, İki şey arasındaki had ve fasıla, (Tavr) Suret. Hareket, hal, vaziyet,

31 ŞE'N     ts
32 Durum, davranış, vaziyet, hâl     ts
33 Büyüklenme, yapma davranış     ts
34 Durum, davranış, vaziyet, hâl:"Dalgın, düşünceli bir tavırla işini görmeye devam etti."- N. Cumalı     ts
35TAVIR Kader     ts
36TAVIR Miktar     ts
37TAVIR Bir kerre, bir defa     ts
38TAVIR İki şey arasındaki had ve fasıla     ts
39TAVIR (Tavr) Suret. Hareket, hal, vaziyet     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada tavır kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. tavır kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan tavır kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.