run out, waste away, used, sold, go, get used up, be exhausted, out play, fail, wear away, wear out, break down, peter, waste, break up, run short of, to be sold, be used up, crack up, drain, used up, dry up, be all in, run, run out of, run out of something, exhausted, give out, obsolescence, play out, die off, drain away, peter out, come to an end, be consumed away, die out, to become exhausted, give out, to run out, to be used up, to come to an end; to run out of sth; to be sold; to be exhausted, to give out, (for a supply of something) to be used up, be exhausted, run out, give out, petering, failure, exhaustion, yield, being exhausted, exhaust,
1
run out
ts
2
waste away
ts
3
used
ts
4
sold
ts
5
go fiil
ts
6
get used up
ts
7
be exhausted
ts
8
out play
ts
9
fail fiil
ts
10
wear away
ts
11
wear out
ts
12
break down Dilbilim
ts
13
peter
ts
14
waste fiil
ts
15
break up
ts
16
run short of
ts
17
to be sold
ts
18
be used up
ts
19
crack up deyim
ts
20
drain Ticaret
ts
21
used up
ts
22
dry up
ts
23
be all in Dilbilim
ts
24
run
ts
25
run out of
ts
26
run out of something
ts
27
exhausted
ts
28
give out
ts
29
obsolescence
ts
30
play out
ts
31
die off
ts
32
drain away
ts
33
peter out
ts
34
come to an end
ts
35
be consumed away
ts
36
die out
ts
37
to become exhausted, give out
ts
38
to run out, to be used up, to come to an end; to run out of sth; to be sold; to be exhausted, to give out
ts
39
(for a supply of something) to be used up, be exhausted, run out, give out
bitmek, Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak, Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak, Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak:"Yalnız kendi tecrübelerini yazmaya kalkan romancı çabuk tükenir."- H. E. Adıvar, Bitmek, sona ermek, artık kalmamak:"Vaktiyle yaşamış olan büyük musiki ustaları nesillerinin artık tükenmiş olduğu da söylenirdi."- A. Ş. Hisar, Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak:"İnsan sevdiği birini tükenmiş görmek istemez."- O. V. Kanık, Bitmek, sona ermek, artık kalmamak, Tükenmek işi,
46
bitmek
ts
47
Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak
ts
48
Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak
ts
49
Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak:"Yalnız kendi tecrübelerini yazmaya kalkan romancı çabuk tükenir."- H. E. Adıvar
ts
50
Bitmek, sona ermek, artık kalmamak:"Vaktiyle yaşamış olan büyük musiki ustaları nesillerinin artık tükenmiş olduğu da söylenirdi."- A. Ş. Hisar
ts
51
Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak:"İnsan sevdiği birini tükenmiş görmek istemez."- O. V. Kanık
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada tükenmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. tükenmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan tükenmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.