İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
belli bir alanda sın..
belli bir süre ile s..
bir firmanın sınırlı..
bir ortaklıkta sınır..
bir şeyi dar / sınır..
görevi sınırlı yetki..
görevli sınırlı yetk..
işlemci sınırlı
işlem sınırlı
meşruti / sınırlı kr..
seçimle gelen sınırl..
sıcaklık sınırlı
sınırlı alan
sınırlı bantlı
sınırlı baskı
sınırlı bağlam
sınırlı besin
sınırlı bilgi
sınırlı bir zaman iç..
sınırlı bir ölçüde
sınırlı bir şekilde ..
sınırlı büyüme
sınırlı ciro
sınırlı dağıtım
sınırlı denetim
sınırlı denge
sınırlı diyet
sınırlı dizi
sınırlı doğru
sınırlı ehliyet
sınırlı eksen
sınırlı emir
sınırlı emisyonlu ya..
sınırlı erişim
sınırlı etkinlik ala..
sınırlı garanti
sınırlı geçerliği ol..
sınırlı geçim kaynağ..
sınırlı girme
sınırlı grev
sınırlı harp
sınırlı hedef listes..
sınırlı imza yetkisi
sınırlı kalmak
sınırlı kapasite
sınırlı kapasiteli f..
sınırlı kitle
sınırlı küme
sınırlı sahiplik
sınırlı savaş
sınırlı sayı
sınırlı sayıda
sınırlı sekme
sınırlı sistem
sınırlı sorumlu
sınırlı sorumluluk
sınırlı sorumlu orta..
sınırlı sorumlu orta..
sınırlı süre
sınırlı taarruz seçe..
sınırlı tutmak
sınırlı çek
sınırlı üretim
sınırlı ıslah
sınırlı şerit
 
sınırlıadd into favorites
TR    

limited, finite, scarce, restricted, measurable, parochial, qualified, determinate, limited to, contracted, ltd, scant, stinted, strait, slender, scanty, narrow, confined to, confined, delimited, limitative, bounded, limited, restricted, bounded by; limited, restricted, bounded by, localized,

1 limited     ts
2 finite     ts
3 scarce  sıfat     ts
4 restricted  sıfat     ts
5 measurable  sıfat     ts
6 parochial     ts
7 qualified     ts
8 determinate     ts
9 limited to     ts
10 contracted  sıfat     ts
11 ltd     ts
12 scant  sıfat     ts
13 stinted  sıfat     ts
14 strait  sıfat     ts
15 slender  sıfat     ts
16 scanty  sıfat     ts
17 narrow  sıfat     ts
18 confined to     ts
19 confined     ts
20 delimited     ts
21 limitative     ts
22 bounded     ts
23 limited, restricted     ts
24 bounded by; limited, restricted     ts
25 bounded by     ts
26 localized     ts
More results

MAHDUT, TAHDİDİ, Miktarca sınırlı, Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli:"Bizim divan edebiyatımızın da, halk edebiyatımızın da konuları sınırlıdır."- N. Cumalı, Miktarca sınırlı:"Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır."- H. Taner, Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu,

27 MAHDUT  Hukuk     ts
28 TAHDİDİ  Hukuk     ts
29 Miktarca sınırlı     ts
30 Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli     ts
31 Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli:"Bizim divan edebiyatımızın da, halk edebiyatımızın da konuları sınırlıdır."- N. Cumalı     ts
32 Miktarca sınırlı:"Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır."- H. Taner     ts
33 Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sınırlı kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sınırlı kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sınırlı kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.