İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
ablukayı sıkıştırmak
arasına sıkıştırmak
ara sıra bir söz sık..
araya sıkıştırmak
bastırıp sıkıştırmak
birini fena halde sı..
birini köşeye sıkışt..
birinin eline bahşiş..
birini sorular sorar..
bir kişiyi köşeye sı..
bir suçluyu köşeye s..
bir tanığı köşeye sı..
borç için sıkıştırma..
düşmanı fena halde s..
garsonun eline para ..
hâkim olmak köşeye s..
kapana sıkıştırmak
karakter çiftlerini ..
kolanla sıkıştırmak
köşeye sıkıştırmak
kısıtlamaları sıkışt..
mengeneyle sıkıştırm..
müşteriyi sıkıştırma..
parmağını kapıya sık..
piyasayı köşeye sıkı..
sorularla sıkıştırma..
sıkmak , sıkıştırmak..
çenenin altına sıkış..
ödemesi için sıkıştı..
 
sıkıştırmakadd into favorites
TR    

compress, rush, tuck, squeeze, crowd, force, tighten, impress, jam, get clamp, bombard, pinch, oppress, pin, ply with, pin down, press for, packing, scrooge, press smb. close, lean upon, ply, impact, hustle, cram, hurry, feel up, incarcerate, constrain, kern, jam in, lean on, clench, heckle, weigh, crossexamine, string, wedge, push smb. to the wall, straiten, stress, push, slip, tight, box in, torque, beset, slip into, tighten up, key, press, squeeze into, thrust, crack down, clamp down, grip, grind, dun, crush, (parmak vb.) shut in, to wedge in; to jam in; to squeeze (people, things) in, crowd (people, things) in, to tighten; to compress, compress , pack, to press; to squeeze; to pinch; to compress; to force; to tighten; to jam; to crowd; to cram; to corner (sb); to oppress; to slip (money, etc. into sb's hand), compact, besiege, bear against, astringe, bottle up, clamp, come down on, clinch, to press, pressure, put pressure on (someone), to slip (something) quietly into (someone's hand, pocket, etc.), constrict, drive smb. to the wall, to catch, pinch (one's finger, etc.) in (a place), to corner (a fleeing person), to squeeze or pinch (someone), be urgent with smb, zip, compaction, compressions, compression, companding, pressing, compaction , compression, compressing, grilling, tampering, confinement, incarceration, fastening, pressing; squeezing; compression, importunity, condensation, firming, condense, do not compress, crimping,

1 compress  fiil     ts
2 rush  fiil     ts
3 tuck  fiil     ts
4 squeeze     ts
5 crowd     ts
6 force  fiil     ts
7 tighten  fiil     ts
8 impress  fiil     ts
9 jam     ts
10 get clamp     ts
11 bombard     ts
12 pinch  fiil     ts
13 oppress  fiil     ts
14 pin  fiil     ts
15 ply with     ts
16 pin down     ts
17 press for     ts
18 packing  Askeri     ts
19 scrooge     ts
20 press smb. close     ts
21 lean upon     ts
22 ply  fiil     ts
23 impact  fiil     ts
24 hustle  fiil     ts
25 cram     ts
26 hurry  fiil     ts
27 feel up  deyim     ts
28 incarcerate  fiil     ts
29 constrain     ts
30 kern     ts
31 jam in     ts
32 lean on     ts
33 clench     ts
34 heckle  fiil     ts
35 weigh  fiil     ts
36 crossexamine     ts
37 string     ts
38 wedge  fiil     ts
39 push smb. to the wall     ts
40 straiten  fiil     ts
41 stress  fiil     ts
42 push  fiil     ts
43 slip     ts
44 tight     ts
45 box in  Dilbilim     ts
46 torque     ts
47 beset     ts
48 slip into     ts
49 tighten up     ts
50 key     ts
51 press  fiil     ts
52 squeeze into     ts
53 thrust     ts
54 crack down  Dilbilim     ts
55 clamp down     ts
56 grip     ts
57 grind     ts
58 dun     ts
59 crush     ts
60 (parmak vb.) shut in     ts
61 to wedge in; to jam in; to squeeze (people, things) in, crowd (people, things) in     ts
62 to tighten; to compress     ts
63 compress , pack     ts
64 to press; to squeeze; to pinch; to compress; to force; to tighten; to jam; to crowd; to cram; to corner (sb); to oppress; to slip (money, etc. into sb's hand)     ts
65 compact     ts
66 besiege     ts
67 bear against     ts
68 astringe     ts
69 bottle up     ts
70 clamp     ts
71 come down on     ts
72 clinch     ts
73 to press, pressure, put pressure on (someone)     ts
74 to slip (something) quietly into (someone's hand, pocket, etc.)     ts
75 constrict  fiil     ts
76 drive smb. to the wall     ts
77 to catch, pinch (one's finger, etc.) in (a place)     ts
78 to corner (a fleeing person)     ts
79 to squeeze or pinch (someone)     ts
80 be urgent with smb     ts
81Sıkıştırma zip     ts
82sıkıştırma compaction     ts
83sıkıştırma compressions     ts
84sıkıştırma compression  isim     ts
85sıkıştırma companding     ts
86sıkıştırma pressing  isim     ts
87sıkıştırma compaction , compression     ts
88sıkıştırma compressing  isim     ts
89sıkıştırma grilling     ts
90sıkıştırma tampering  isim     ts
91sıkıştırma confinement  Nükleer Bilimler     ts
92sıkıştırma incarceration  isim     ts
93sıkıştırma fastening  Mekanik     ts
94sıkıştırma pressing; squeezing; compression     ts
95sıkıştırma importunity     ts
96sıkıştırma condensation  Tıp     ts
97sıkıştırma firming     ts
98sıkıştırma condense  Bilgisayar     ts
99sıkıştırma do not compress  Bilgisayar     ts
100sıkıştırma crimping     ts
More results

TAKAZA, kısmak, İDMAC, çekmek, tazyik etmek, sıkılamak, Zorlamak, Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak, Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek, Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak, Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek:"İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamağa başlar."- R. N. Güntekin, Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak, Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak, Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak:"Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."- R. H. Karay, Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak:"Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar, Elle sarkıntılık etmek, Zorlamak:"Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."- H. R. Gürpınar, Jandarmalarla vuruşmuş."- M. Ş. Esendal, Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak, ihnaklama, İHSAR, Sıkıştırmak işi,

101 TAKAZA     ts
102 kısmak     ts
103 İDMAC     ts
104 çekmek     ts
105 tazyik etmek     ts
106 sıkılamak     ts
107 Zorlamak     ts
108 Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak     ts
109 Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek     ts
110 Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak     ts
111 Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek:"İstanbul tren yahut vapurunda hele bir kimseyi biraz sıkıştırın, hemen çarpılır, çay semaveri gibi oturduğu yerde fıkır fıkır kaynamağa başlar."- R. N. Güntekin     ts
112 Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak     ts
113 Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak     ts
114 Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak:"Eline dolu bir kadeh sıkıştırdılar."- R. H. Karay     ts
115 Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak:"Anlattığına göre Niğde yakınlarındaki köylerden birinde imiş, sıkıştırmışlar     ts
116 Elle sarkıntılık etmek     ts
117 Zorlamak:"Kocakarı odadan çıktıkça ben Nuri'yi sıkıştırıyorum."- H. R. Gürpınar     ts
118 Jandarmalarla vuruşmuş."- M. Ş. Esendal     ts
119 Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak     ts
120Sıkıştırma ihnaklama     ts
121Sıkıştırma İHSAR     ts
122sıkıştırma Sıkıştırmak işi     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sıkıştırmak kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sıkıştırmak kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sıkıştırmak kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.