denest, withdraw, knock down, rip off, remove, rip, read, disjoint, unpick, slit, take down, tear down, unfix, ravel out, dismantle, dismount, unrig, ravel, spell, take, dissemble, uproot, extract, take out, be able to read, dismember, disconnect, pull up, strike, unweave, disassemble, strip, effective, pull out, work, unstitch, demount, (for a drug) to cause (mucus, urine, feces) to be discharged, to learn to read (an alphabet); to learn (to read), to get through or over (a place difficult of passage). 4 to read, decipher (handwriting); to understand, get the meaning of (an abstruse passage), (for mucus, urine, feces) to begin to be discharged, to begin to come one after the other, slang to make a dent on (someone), affect (someone): Cakan bana sökmez! Your big talk doesn't cut any ice with me!, to appear suddenly, to dismantle, take apart; to rip, undo, unstitch; to unravel, to pull up; to uproot; to pull out; to rip out; to take out; to take down, (örgü) unravel, (şafak) spring, to pull out, to pull up, to uproot; to tear down; to unravel, to rip, to unstitch; to take sth apart, to take sth down, to dismantle, to disassemble; to extract; to to decipher; to be able to read; to break through;" "to break; to be effective, to work, undo, cut loose, detach, tearing down, unstitching, takedown, dismantlement, ripping, dismantling, pulling out, wrecking, taking apart, disconnecting, break, disassembly, demolition, removing, pulling out; tearing down; unstitching; removal,
1
denest
ts
2
withdraw
ts
3
knock down
ts
4
rip off
ts
5
remove İnşaat
ts
6
rip
ts
7
read fiil
ts
8
disjoint
ts
9
unpick fiil
ts
10
slit fiil
ts
11
take down
ts
12
tear down
ts
13
unfix fiil
ts
14
ravel out
ts
15
dismantle fiil
ts
16
dismount fiil
ts
17
unrig fiil
ts
18
ravel fiil
ts
19
spell
ts
20
take
ts
21
dissemble
ts
22
uproot
ts
23
extract
ts
24
take out
ts
25
be able to read
ts
26
dismember
ts
27
disconnect
ts
28
pull up
ts
29
strike
ts
30
unweave
ts
31
disassemble fiil
ts
32
strip
ts
33
effective
ts
34
pull out
ts
35
work
ts
36
unstitch fiil
ts
37
demount fiil
ts
38
(for a drug) to cause (mucus, urine, feces) to be discharged
ts
39
to learn to read (an alphabet); to learn (to read)
ts
40
to get through or over (a place difficult of passage). 4 to read, decipher (handwriting); to understand, get the meaning of (an abstruse passage)
ts
41
(for mucus, urine, feces) to begin to be discharged
ts
42
to begin to come one after the other
ts
43
slang to make a dent on (someone), affect (someone): Cakan bana sökmez! Your big talk doesn't cut any ice with me!
ts
44
to appear suddenly
ts
45
to dismantle, take apart; to rip, undo, unstitch; to unravel
ts
46
to pull up; to uproot; to pull out; to rip out; to take out; to take down
ts
47
(örgü) unravel
ts
48
(şafak) spring
ts
49
to pull out, to pull up, to uproot; to tear down; to unravel, to rip, to unstitch; to take sth apart, to take sth down, to dismantle, to disassemble; to extract; to to decipher; to be able to read; to break through;" "to break; to be effective, to work
Karışık bir yazıyı okumak, Okuyabilme beceresini kazanmak, Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak, Çıkması, akması kolaylaşmak, Gelmeye başlamak veya çıkagelmek, Örülmüş veya dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak, Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek, Geçmek, etki yapmak, Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek:"Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz."- Y. Z. Ortaç. Örülmüş veya dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak, Gelmeye başlamak veya çıkagelmek:"Şermin'le Nermin tam bir saat sonra, yani saat beş buçukta söktüler."- H. E. Adıvar, Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek, Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak, Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak:"Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür."- Y. Kemal, Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak, Karışık bir yazıyı okumak:"Çok okunaksız bir yazı, Okuyabilme beceresini kazanmak:"Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir."- R. N. Güntekin. Çıkması, akması kolaylaşmak, Ben söker gibi oldum."- H. Taner, Geçmek, etki yapmak:"Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor!"- F. R. Atay, Sökmek işi:"Dikmenin vakti ve dikilmiş olanı sökmenin vakti var."- H. Taner, Sökmek işi,
68
Karışık bir yazıyı okumak
ts
69
Okuyabilme beceresini kazanmak
ts
70
Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak
ts
71
Çıkması, akması kolaylaşmak
ts
72
Gelmeye başlamak veya çıkagelmek
ts
73
Örülmüş veya dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak
ts
74
Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek
ts
75
Geçmek, etki yapmak
ts
76
Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek:"Saplandığı fikirlerden sökemezdiniz."- Y. Z. Ortaç. Örülmüş veya dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak
ts
77
Gelmeye başlamak veya çıkagelmek:"Şermin'le Nermin tam bir saat sonra, yani saat beş buçukta söktüler."- H. E. Adıvar
ts
78
Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek
ts
79
Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak
ts
80
Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak veya gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak:"Bu çoban öyle güçlü görünüyor ki şu yandaki ağacı kavrasa dibinden söker götürür."- Y. Kemal
ts
81
Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak
ts
82
Karışık bir yazıyı okumak:"Çok okunaksız bir yazı
ts
83
Okuyabilme beceresini kazanmak:"Bunların Fransızcasını sökmek bir mesele, manalarını sökmek ikinci bir meseledir."- R. N. Güntekin. Çıkması, akması kolaylaşmak
ts
84
Ben söker gibi oldum."- H. Taner
ts
85
Geçmek, etki yapmak:"Ne yaparsın, dedi, burada böyle söküyor!"- F. R. Atay
ts
86
sökme
Sökmek işi:"Dikmenin vakti ve dikilmiş olanı sökmenin vakti var."- H. Taner
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada sökmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. sökmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan sökmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.