İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
bir başvuruya itiraz..
bir başvuruya olumlu..
birinin dilekçesine ..
birini olumlu etkile..
bir konunun yalnızca..
bir tasarıya olumlu ..
bir önermenin olumlu..
bir şey için olumlu ..
cevap olumlu olduğu ..
işin olumlu gelişimi
kamuoyu yoklamasında..
kuvvetli ve olumlu k..
kısmen olumlu
olumlu ayrımcılık
olumlu bakmak
olumlu belirti
olumlu bilim
olumlu bir gelişme
olumlu bir muhtevası..
olumlu bir sonuca ul..
olumlu bir tavır tak..
olumlu bir şekilde
olumlu biçimde
olumlu bulmak
olumlu bulmamak
olumlu bulunmak
olumlu cevap
olumlu cevap verme
olumlu cevap vermek
olumlu ceza
olumlu cümle
olumlu denetim
olumlu derece
olumlu dost tanımlam..
olumlu dışsallıklar
olumlu etki
olumlu etkileyiciler
olumlu eylem
olumlu eylem gram
olumlu fark
olumlu ifade
olumlu oy
olumlu pekişim
olumlu sapma
olumlu sayı
olumlu sonralık
olumlu sonuç
olumlu sosyal davran..
olumlu taraf
olumlu tepki almak
olumlu teyit
olumlu tezleştirme
olumlu tümce
olumlu tümce gram
olumlu yaklaşmak
olumlu yanıt vermek
olumlu yönde
olumlu yük
olumlu özellik
olumlu ürün denetim
 
olumluadd into favorites
TR    

positive, affirmative, favorable, positive, affirmative; favourable, favorable, constructive, favourable, content, assertive, constructive, peremptory, (someone) who has a positive outlook, positive, affirmative, favourable [Brit.], constructive, helpful, useful, beneficial (thing), concrete, sympathetic, pozitive,

1 positive  sıfat     ts
2 affirmative  sıfat     ts
3 favorable     ts
4 positive, affirmative; favourable, favorable, constructive     ts
5 favourable  sıfat     ts
6 content     ts
7 assertive     ts
8 constructive  Hukuk     ts
9 peremptory     ts
10 (someone) who has a positive outlook     ts
11 positive, affirmative     ts
12 favourable [Brit.]     ts
13 constructive, helpful, useful, beneficial (thing)     ts
14 concrete     ts
15 sympathetic     ts
16 pozitive  Biyokimya     ts
More results

müspet, yapıcı, Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif, Yapıcı:"Olumlu tip, olumlu sanat diye bir şeyler tutturmuşlardı."- N. Cumalı, Onaylayan, kabul eden, lehte olan, Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet:"Spor sayfalarını okuyarak toplumumuzdaki olumlu gelişmeleri de izleyebilirsiniz."- N. Cumalı,

17 müspet     ts
18 yapıcı     ts
19 Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet     ts
20 Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif     ts
21 Yapıcı:"Olumlu tip, olumlu sanat diye bir şeyler tutturmuşlardı."- N. Cumalı     ts
22 Onaylayan, kabul eden, lehte olan     ts
23 Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet:"Spor sayfalarını okuyarak toplumumuzdaki olumlu gelişmeleri de izleyebilirsiniz."- N. Cumalı     ts
 


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada olumlu kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. olumlu kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan olumlu kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.