in particular

listen to the pronunciation of in particular
İngilizce - Türkçe
bilhassa
özellikle

Ben özellikle bir yere gitmek istemiyorum. - I don't want to go anywhere in particular.

Özellikle bir şiiri hatırlıyorum. - I remember one poem in particular.

(Kanun) hususi olarak
especially
özellikle

Dachshund sosisleri ilk olarak New York'ta popüler oldu, özellikle beyzbol oyunlarında. - Dachshund sausages first became popular in New York, especially at baseball games.

Soyut modern sanatı anlamada güçlük çekiyorum, özellikle Mondrian. - I have difficulty understanding abstract modern art, especially Mondrian.

especially
bilhassa
especially
başta olmak üzere
especially
ya
especially
bilhassa özellikle
in this particular
bu konuda
İngilizce - İngilizce
especially, individually or specifically
especially
specifically or especially distinguished from others; "loves Bach, particularly his partitas"; "recommended one book in particular"; "trace major population movements for the Pueblo groups in particular"
in particular

    Heceleme

    in par·ti·cu·lar

    Türkçe nasıl söylenir

    în pırtîkyılır

    Telaffuz

    /ən pərˈtəkyələr/ /ɪn pɜrˈtɪkjəlɜr/

    Videolar

    ... onto a particular ride. ...
    ... For this particular video-- ...