öykü, Olmuş bir hâdise, (Hikâyet) Bir hâdiseyi anlatmak. Anlatma, Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düz yazı türü, öykü, Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması, Aslı olmayan söz, olay, Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması:"İşte en geniş bir programla başlamış kırk senenin hikâyesi."- R. N. Güntekin,
29
Hikâye
öykü
ts
30
HİKÂYE
Olmuş bir hâdise
ts
31
HİKÂYE
(Hikâyet) Bir hâdiseyi anlatmak. Anlatma
ts
32
Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düz yazı türü, öykü
ts
33
Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması
ts
34
Aslı olmayan söz, olay
ts
35
Bir olayın sözlü veya yazılı olarak anlatılması:"İşte en geniş bir programla başlamış kırk senenin hikâyesi."- R. N. Güntekin
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada hikaye kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. hikaye kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan hikaye kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.