to wander, to ramble, to tour, promenade, gad, travel, knock around, browse around, go about, hike, ramble on, visit, wander, tour, do, get about, wander in, peregrinate, rove, walk, range, take a walk, jaunt, knock about, perambulate, itinerate, (for a patient) to move around. gezip tozmak to gad about, gallivant, bat, ambulate, loiter, ramble, stroll around, to be, do (in a place): Paltom mutfakta ne geziyor? What's my coat doing in the kitchen?, to look around (a place), to stroll, walk around, promenade, to go on a pleasure trip, go out, to tour (a place); to walk around (a place), take, roam, ambulation, sight seeing, peregrination, locomotion, ride, perambulation, outing, jaunting,
1
to wander, to ramble, to tour
ts
2
promenade fiil
ts
3
gad
ts
4
travel
ts
5
knock around
ts
6
browse around
ts
7
go about
ts
8
hike fiil
ts
9
ramble on
ts
10
visit
ts
11
wander fiil
ts
12
tour fiil
ts
13
do
ts
14
get about
ts
15
wander in
ts
16
peregrinate fiil
ts
17
rove fiil
ts
18
walk fiil
ts
19
range fiil
ts
20
take a walk
ts
21
jaunt fiil
ts
22
knock about
ts
23
perambulate fiil
ts
24
itinerate fiil
ts
25
(for a patient) to move around. gezip tozmak to gad about, gallivant
ts
26
bat
ts
27
ambulate
ts
28
loiter
ts
29
ramble
ts
30
stroll around
ts
31
to be, do (in a place): Paltom mutfakta ne geziyor? What's my coat doing in the kitchen?
görmek, Bir yerde gezi yapmak, Hava almak, hoş vakit geçirmek gibi bir amaçla bir yere gitmek, seyran etmek, Bir yerde dolaşmak, yürümek, Ayağa kalkmak, Herhangi bir biçimde gezinmek, Hasta ayağa kalkmak, Hava almak, hoş vakit geçirmek gibi bir amaçla bir yere gitmek, seyran etmek:"Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu."- O. C. Kaygılı, Bir yerde dolaşmak, yürümek:"Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi."- S. F. Abasıyanık, Gitmek, başvurmak, Bulunmak, Bir yeri görüp incelemek, Gezmek işi, seyran,
46
görmek
ts
47
Bir yerde gezi yapmak
ts
48
Hava almak, hoş vakit geçirmek gibi bir amaçla bir yere gitmek, seyran etmek
ts
49
Bir yerde dolaşmak, yürümek
ts
50
Ayağa kalkmak
ts
51
Herhangi bir biçimde gezinmek
ts
52
Hasta ayağa kalkmak
ts
53
Hava almak, hoş vakit geçirmek gibi bir amaçla bir yere gitmek, seyran etmek:"Tek başına buralarda gezdiği hâlde aradığını bulamıyordu."- O. C. Kaygılı
ts
54
Bir yerde dolaşmak, yürümek:"Kunduralarını çıkarır, satar, yalın ayak gezerdi."- S. F. Abasıyanık
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada gezmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. gezmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan gezmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.