İngilizce - Türkçe çeviri
Related:
(tohum) ekmek
anlaşmazlık tohumu e..
aşai rabbani ayinind..
aşai rabbani ayinind..
aşai rabbani ayinind..
bayat ekmek
beyaz ekmek
biraz ekmek alabilir..
bir fırın ekmek
biriyle olan randevu..
bir somun veya parça..
bozkırı ekmek
denize balık tohumu ..
dibine darı ekmek
dipine darı ekmek
diziler halinde tohu..
dokuz fırın ekmek is..
ekin ekmek
ekmek / kahvaltı tor..
ekmek ayvası
ekmek banmak
ekmek bayatladı
ekmek bayatlamış
ekmek bıçağı
ekmek dilimi
ekmek düşmanı
ekmek elden su gölde..
ekmek endüstrisi
ekmek fabrikası
ekmek fırını
ekmek getiren
ekmek hamuru
ekmek ikmalinde arız..
ekmek içi
ekmek içi gözeneği
ekmek kabuğu
ekmek kabı
ekmek kadayıfı
ekmek kapısı
ekmek kirintisi
ekmek kırıntısı
ekmek kızartmak
ekmek kızartma makin..
ekmek kızartma makin..
ekmek kızartıcı
ekmek mayası
ekmek parası
ekmek parçası
ekmek poşeti
ekmek saklama kabı
ekmek sandığı
ekmek sepeti
ekmek somunları
ekmek somunu
ekmek tahtası
ekmek tatlısı
ekmek tavası
ekmek teknesi
ekmek ufağı
ekmek veren
ekmek vermek
ekmek yapılan taştan..
çim ekmek
 
ekmekadd into favorites
TR    

bread, plant, board, sow, of bread, tame, stand somebody up, spread, set, sprinkle, the staff of life, muffin, loaf, inseminate, set out, crop, slang to lose (something). ekip biçmek to farm. Ekmediğin yerde biter. (Konuşma Dili) He/She keeps turning up everywhere (said of a pestiferous person). ektiğini biçmek to reap what one has sown, to sow, to plant; to spread, to sprinkle; to give sb the slip, to drop, to ditch; to stand sb up, to sow, plant, (tohum) broadcast, to sprinkle (salt, sugar, powder, etc.) on, slang to stand (someone) up, deliberately to fail to meet (someone), bread and butter, caudle, cultivate, drop, slang to stop having anything to do with (someone), slang to land, give (someone) (a sock, a blow), slang to get away from (someone) (with a pretense), slang to blow, waste, throw (money) away, slang to pass, overtake, leave (someone, something) behind, outdistance, husband, planting, sowing, sprinkling, semination, implantation, implant,

1 bread     ts
2 plant     ts
3 board     ts
4 sow     ts
5 of bread     ts
6 tame  fiil     ts
7 stand somebody up     ts
8 spread     ts
9 set  fiil     ts
10 sprinkle  fiil     ts
11 the staff of life     ts
12 muffin     ts
13 loaf     ts
14 inseminate  fiil     ts
15 set out     ts
16 crop  fiil     ts
17 slang to lose (something). ekip biçmek to farm. Ekmediğin yerde biter. (Konuşma Dili) He/She keeps turning up everywhere (said of a pestiferous person). ektiğini biçmek to reap what one has sown     ts
18 to sow, to plant; to spread, to sprinkle; to give sb the slip, to drop, to ditch; to stand sb up     ts
19 to sow, plant     ts
20 (tohum) broadcast     ts
21 to sprinkle (salt, sugar, powder, etc.) on     ts
22 slang to stand (someone) up, deliberately to fail to meet (someone)     ts
23 bread and butter     ts
24 caudle     ts
25 cultivate     ts
26 drop     ts
27 slang to stop having anything to do with (someone)     ts
28 slang to land, give (someone) (a sock, a blow)     ts
29 slang to get away from (someone) (with a pretense)     ts
30 slang to blow, waste, throw (money) away     ts
31 slang to pass, overtake, leave (someone, something) behind, outdistance     ts
32 husband     ts
33ekme planting  isim     ts
34ekme sowing     ts
35ekme sprinkling  isim     ts
36ekme semination  isim     ts
37ekme implantation  Mimarlık     ts
38ekme implant     ts
More results

Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak:"Lâle ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler."- H. Taner, HUBZ, MA'NE, EBU CABİR, nanıaziz, nan, Boşuna harcamak, ziyan etmek, Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak, Çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, saçta veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek, İnsanı geçindirecek iş, kazanç, Yemek, aş, Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek, Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek:"Çıplak bir alan, çevre okulları öğrencilerinin eliyle ektiği bin çam fidanı ile şenleniverdi."- H. Taner, Yemek, aş:"Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse."- T. Buğra, Çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, saçta veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek:"Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş."- Y. Z. Ortaç. İnsanı geçindirecek iş, kazanç:"Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi."- N. Cumalı, Toprağı ekip biçmek için kullanmak:"Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor."- M. Ş. Esendal, Serpmek, Yarışta geçmek, Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek, Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak, Toprağı ekip biçmek için kullanmak, Ekmek işi, Anadan doğma kör,

39 Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak:"Lâle ile Günnur kendilerini ektiğim için müthiş içerlemişler."- H. Taner     ts
40 HUBZ     ts
41 MA'NE     ts
42 EBU CABİR     ts
43 nanıaziz     ts
44 nan     ts
45 Boşuna harcamak, ziyan etmek     ts
46 Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak     ts
47 Çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, saçta veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek     ts
48 İnsanı geçindirecek iş, kazanç     ts
49 Yemek, aş     ts
50 Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek     ts
51 Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek:"Çıplak bir alan, çevre okulları öğrencilerinin eliyle ektiği bin çam fidanı ile şenleniverdi."- H. Taner     ts
52 Yemek, aş:"Ekmeği bizde yiyelim mi? Allah ne verdiyse."- T. Buğra     ts
53 Çeşitli tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, saçta veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek:"Odayı, tatlı, sıcak bir kızarmış ekmek kokusu bürümüş."- Y. Z. Ortaç. İnsanı geçindirecek iş, kazanç:"Biz iyi kötü tiyatroya bağlamışız ekmeğimizi."- N. Cumalı     ts
54 Toprağı ekip biçmek için kullanmak:"Ancak senede otuz dönüm ekebiliyor."- M. Ş. Esendal     ts
55 Serpmek     ts
56 Yarışta geçmek     ts
57 Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek     ts
58 Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak     ts
59 Toprağı ekip biçmek için kullanmak     ts
60ekme Ekmek işi     ts
61ekme Anadan doğma kör     ts
More results


blog comments powered by Disqus

Günün Kelimesi




Sözlük . Dictionary . Wörterbuch . λεξικό . Diccionario . 字典 . словарь . Dictionnaire . القاموس . Dizionario . מילון . Matokeo . واژه نامه . 辞書
Some etymologies, pronunciations, function and usage date content for the English translation portion are from Merriam-Webster Online at www.Merriam-Webster.com. Thanks to Online Yunanca Dil Eğitimi for providing some parts of online greek dictionary. To contribute more resources please contact us. Visuals(images) are provided by Google Image Search API. Some parts of the dictionary is contributed by many users, thank you! The content on this site is for informational purposes only. Bu aramada ekmek kelimesinin sözlük anlamı ve eşanlamı nedir, nasıl okunur hakkında bilgi verilmektedir. ekmek kelimesinin etimolojik ve eşanlamları ile ilgili açıklamalar ve bilgiler eksiksiz ve hatasız olarak anılmamalıdır. Burada yer alan ekmek kelimesi ile ilgili tüm açıklamalar bilgi amaçlıdır. Eksik ve hatalı çevirileri lütfen bildiriniz.

© 1999-2012 SesliSozluk™
sesli sözlük ltd. şti.